KADIN OLMAK GÜÇ MÜ? EZİKLİK Mİ?
Yasemin Kılınçarslan

Yasemin Kılınçarslan

Yasemin Kılıçarslan

KADIN OLMAK GÜÇ MÜ? EZİKLİK Mİ?

23 Temmuz 2020 - 10:22


Yaşamlar boyunca kadın küçümsendi. Aşağılandi eksik görüldü güçsüzleştirildi ...

Erkek egemenliği daha önemliydi erkekler güçlüydüler hep kadınlara  göre

Kadınlarımız güçlü olmak adına erkek gibi davranmaya başladi. Erkek gibi olunca ayakta kalacaklarini düşündüler, hep öyle empoze edildi. Bir de rekabet öğretildi.

Niçin?

Kendilerini eksik gördükleri için rekabetle manipüle etmeye başladilar.herşeyi..

Çoğu kadın mutsuzdu hayatlarında mutluluğu bir erkekte ve evlilikte alışverişte  bulabileceklerini düşündüler hep

Bir erkeği gönül verip herşeyini erkeğe feda eden o olmazsa yaşayamam diyenler sonuçlari hep mutzuzlukla sonlandı .......

Kadının yetişmesi, çocuk olduğunda başlar Anne babaya çok görev düşer .Güç küçükken öğretilmeli . Görüyorumki kız çocuklarina dışarı çıkma adamlar kaçırır, şımarıklık yaptiğinda birileri varsa kızmasını söylerler. "Sen kızsın, yapamazsın elalem ne der" bunu uzatabiliriz.bu şekilde bilinç altina yüklerler..

Sonuç olarak büyüyünce kendine güvenemediği gibi bir erkeğin sevmesini bekler ve onun için hayatini kolaylaştırmasini bekler.

Bazı erkekler de kadınları sex opjesi olarak görür. Aslinda her kadını erkekler, kendi annelerine saygı gösterdikleri gibi kadınlara saygı gösterip yüceltse dünya cennet olur

Kadın kendinin gücünü fark edip rekabete girmeden herşeyi dünyayı bile değiştirebilir..
Dünyada bile dişil enerjidir. Yaratımdır yoktan var edendir kadın. Tüm kadınların kendilerini eksik görmek yerine birlik olup güçlenmeleri ve dünyayı değiştirme zamanı, şimdi zamani 

Kadın olmak hem kolay hem kolay değil 

Kadınlar muhteşem varlıklar çünkü yaratıcılar.

Niçin? Biliyor musunuz...

Kadın herşeyi yapabilir, isterse mesela evi çekip çevirebilir, çalışabilir, evlenip çocuk yapıp hayatına devam edebilir. Olmayan birşeyi anında var edebilir..

Bir dönem önce kadınlar el üstünde tutulurdu. Kadınların yaşadığı yerde ay evleri vardı regli döneminde ay evlerine gider kalır oranın halkı kadınlara hizmet ederdi .

O dönemde çocuk doğuracağı erkeği seçer, o erkekten çocuk yapar ışık saçan çocuklara dünyaya gelmesi için katkı olur ve ay evlerinde kalır herkes yardım ederdi.... Çocuk doğunca oradaki halk birlikte çocuğa bakar yardımcı olurdu.

Çünkü kadın hassas olduğu gibi el üstünde tutulup saygı duyulurdu..

Bu zamana geldiğimizde olay tam tersine kadının erkek gibi olursan güçlü olursun kadın olursan eksiksin ve ayıpsın ve hele birde boşandıysan eyvah herkes farklı gözle bakılırsın toplumda..

Bana göre kadın kendi gücünü fark etmeli, kimseye mecbur kalmamalı bunları yaparken kendini de üstün görmeyip rekabet etmemeli.. Muhtesem yaratıcı kapasiteleri var Kadınların bunları alıp kabul etmekten ziyade, görüyorum ki birçok kadın rekabet içinde. Bu şekilde hem yorulur, hemde fayda sağlayamaz..

Kadınların ilk yapması gerektiği, zihnindeki engelleri kaldırmasıdır.  Bir kadın dünyayı değiştirebilecek güçte."elalem ne yapmış ve ne der" kısmının ötesine geçip hem kendi,  varsa çocuğuna ve etrafına katkı alan olmalı. Çocuklara  mutlu bir anne ve kadın gördüklerinde onlarda mutlu olurlar...

Var mısınız biz kadınlar olarak nezaket, kahkaha ve neşe olmaya...Rekabet ve kıskançlıktan uzak sevgi olmaya..

Var mısınız denemeye?

Sevgilerle....

YORUMLAR

  • 0 Yorum