YAŞAMIN NERESİNDEYİZ...
Yakup Uykutalp

Yakup Uykutalp

YAKUP UYKUTALP
  • Youtube

YAŞAMIN NERESİNDEYİZ...

23 Nisan 2020 - 10:00


Artık şüpheciler eskisi gibi sırıtmıyorlar. Evet, çok doğru bir tespit.


Nereden mi çıktı? Yaşamı boyutlandırdık, malum nereden çıkacağımız hiç belli olmuyor. Özgüven tavan yapmış, insanlar birbirİni tanımak istemiyor. Gökyüzü karanlık, yeryüzü kafalardaki bulutlarla dolu. Baloncuklar halinde homojenleşiyor. Yahu, hakikaten nerede olduğumuzu unuttuk acaba marslı mıyız? Yok efendim dünyalıyız da, başka bir dünyada mı yaşam arıyoruz? Peki o halde dünyalı kardeşim bizler yaşamın neresindeyiz?

Arkadaş, ben yolda yürürken sarhoş oluyorum. Ayaklarım yürüyor ama beynim başka bir yöne gidiyor. 

Bazen kendime fren koyamıyorum, aklıma "Her Neyse" şiirim geldi. Benden de her neyse..... 

Günümüz bilim insanları koronavirüs aşısı üzerine çalışmalarını aralıksız sürdürürken, bir ara beyin okumak için arayışlarını sürdürenler de çağa damgasını vurdular. İnsan modelinde bunları görmek mümkün. Dalga geçenler, kendisiyle kafa bulanlar ve düşünceyi okuyabiliyorum diyerek başka bir farkındalık yaşayanların zamanı...

Tebrikler doğrusu... 

Farz edelim ki şimdi birisi masada oturuyor ve ne düşündüğünü okuyabiliyorum diyenler bile günümüzde mevcut..

Her neyse...     
 
Bunu bliim ile kıyaslamak gerçekliği yansıtmadığı gibi, o anda insanoğlunun eline atomu verseniz, atomu Einstein bulmadı, ben buldum olacaktır. Çünkü karşsısındaki insanın ne düşündüğünü, ne yapacağını, ne edeceğini, bilecek adar güçlü  ve idealist olduğunu söyleyebilir. Belki de şunuda diyebilir: Gökyüzündeki yıldızları sayabilecek kadar inanan üreten insan modeli bundan sonra herşeyi yapabilir. Burada düşündüğümüz insan modeli için çarpıcı faydalar sağlanılmadığı kesin. Şimdi model tek eksenli iken, çift eksenli olabilir. Teori varsayım, kurgu ve senaryoda üretilebilir. Bilim mi? ulaşılabildiği kadar yaşanır, ulaşılamadığı yerde pes doğrusu. Aslında evrende ne istiyorsanız, olmak istenilendir. Issız bir ada, denizin ortası, doğanın en sessiz ortamı ya da toplumda, içinizden gür bir sesle sesinizi yükseltebilir misiniz? Yaşadığımız sıcak anın temasını içimizden yükselen bir dünya ve evrenle birleştirebiliriz. Bir dünya, bir evren yaratacağız. Batı ile doğuyu göz önüne alalım. Her iki dünyayı farklı açılardan bakma ve her iki evreni ayrıştırmadan kabullenmek,  bütünleştirmektir. Evet iki kültürde güçlüdür. Atomu parçalayan Einstein birleştirdi de kültürler mi birleşmeyecek pes doğrusu.... 

Her insan kendi doğasında  kurmuş olduğu evreni yaşar.

Hayal mi? Değil. Uzak mı? Değil.

Evren bizlere herşeyi verdi. Herşey elimizde İmkanlar sınırsız, sınırlar aşılmadığı müddetçe prensiplerden ödün vermeden ne istediğini bilmek insan modeline katar. İnançlarda bu kategoriye girer evrenin kat kat boyutunda. Her boyutun mislini yaşayabilir, yaşamayabilir de. Evren üç evreden oluşur. Doğum, yaşam ve ölüm. Yani yaşam kimsenin garantörlüğünde değil. İnançlar, prensipler, doğrular ve yanlışlar zaman yolculuğuna götürür.

Tabii, en iyisini Evren bilir. Evrende ne istiyorsanız herkese açık. Evrende insan modeli düşündüğü kadar vardır. Düşüncenin çalım attığı yerde septik.

Ama...

Beyin okumaya kalkmayalım. Bilim insanları dahi çözememiş. Okuduğunu farz edelim.

O zaman soruyorum...

Şu an bizler yaşamın neresindeyiz?

Şimdi "HER NEYSE" şiirini okuyabilirsiniz.

https://www.gazete4.com/yazarlar/yakup-uykutalp/her-neyse/214/

SEVGİLERİMLE..


 

YORUMLAR

  • 0 Yorum