NAZMİYE MUTAFOĞLU İLE SÖYLEŞİ...
Yakup Uykutalp

Yakup Uykutalp

YAKUP UYKUTALP
  • Youtube

NAZMİYE MUTAFOĞLU İLE SÖYLEŞİ...

21 Ocak 2020 - 19:39

Bugünkü köşe yazımda Ünlü Ressam Sn Nazmiye Mutafoğlu ile yaptığımız söyleşiyi paylaşıyorum.

Yakup Uykutalp. Nazmiye Hanım Hoşgeldiniz..

Nazmiye. Mutafoğlu. ... Hoşbulduk Yakup Bey.

Y.U. ..    Nazmiye Mutafoğlu Kimdir?, Nazmiye Mutafoğlu 'nu tanıyabilir miyiz?
 



N. M. ... 1958 yılında Ankara'da, Gülhane Hastanesi'nde dünya'ya geldim. İlkokulu Ankara'da okudum. Daha sonra memleketimiz Balıkesir'e döndüğümüzde, Ortaokul'da yağlı boya ile tanıştım. Yağlı boya ile tanışmamın neticesinde hayatım aydınlandı ve güzelleşti. Resim yapmaya başladım ve bu zamana kadar resimlerim beni bırakmadı, ben de resim yapmayı bırakmadım. Kendimi bildim bileli yağlı boyayla tablolar yapıyorum. Aklım estikçe duvarları boyuyorum. Boyanacak uygun objeler gördüğüm zaman boyuyorum. Bu böyle çığ gibi arttı. Netice 24.üncü kişisel sergimi açtım. Birçok karma sergiye katıldığım için sayısını bilmiyorum. Her yıl Balıkesir'de mutlaka iki üç karma sergiye katılıyorum. Geçen yıl Nişantaşı'nda sergi açtım. İzmir'de bu yıl iki karma sergiye katıldım. Karma sergilerin sayısı çok olduğu için çok karıştı. 38 yıl evliydim. Eşimi 2014 yılında kaybettim. Eşimin bana yardımı ve desteği çok olurdu. Hadi Nazmiye diyerekten benim sergiler açmamı sağlardı. Resimlerimin taşınması için araba'da almıştı. Saygıyla farklı bakan, elimden tutan, sanat camiasına katkılarım olduğu için beni her an kutlayan, hoş tutan bir kişilikti. İki erkek, bir kız olmak üzere üç evladım var. Resim yaparak sevgiyle hayatımı götürmeye çalışıyorum.

Y.U. ... Allah rahmet eylesin.

N.M. ... Amin.



Y.U. .. Genelde tuval üzeri yağlıboya çalışıyorsunuz. Başka çalışmalarınız oldu mu?

N.M. ... Başka, heykel çalışmıştım resimden önce. Belki de heykellerle içimdeki bu savaşı izah edebilirim gibi düşünmüştüm ama, Balıkesir ortamında o an için heykeli, pişirme, fırınlama müsait değildi ve büst yaptım, o da güzel olmuştu. Heykeltraşların demesiyle takdir görmüştü. Ama heykel meselesine ağırlık veremedim. Resimlerle yol aldım. Hatta çocuklarımın uyumasıyla hemen resimlerini yapardım. Yani resimsiz bir hayat düşünemiyorum. Sanatsız bir hayat düşünemiyorum. Resim yapmasam nerde, nasıl, neyi değiştirebilirim? Daha fantazi yapabilirim? Sağlıklı ve kullanışlı nasıl olabilir? Görsel sanatlar benim konum oluyor. Yani, sanki güzeli bulmakla ben görevliyim gibi hissediyorum.



Y. U. ...Hayalgücünüzle mi resmediyorsunuz? Yoksa bir yere bakarak mı?

N. M. ... Ben kendimi yorumladığım zaman, babam edebiyatla meşguldü. Kitaplar yazar, şiirler yazar, konferanslar verir böyle titiz bir babanın kızı olduğum için bende hayata o gözle bakmıştım. Annemde aynı şekilde hayatı ciddiye alıp, şu şöyle olmalı, bu böyle olmalı, güzeli bulmalıyız gibilerinden savaşı vardı. Ben, mutlu bir ailenin tek kızıyım. Abim ve erkek kardeşim var ortancayım ben. Böyle bir ortamda yetiştiğim için hayatı hep birşeyler yapmalıyız gibi görmüşümdür güzeli bulmalıyız gibi. Bir çabamız vardı yani, bende şu an bu çabayı devam ettiriyorum ve zannedilmedik zamanda da da sergiler açarak herkesi mutlu ettiğimi hissediyorum. Benimle yakın ailem hakikaten gurur duyuyor medarı iftiharımızsın derler hatta bana. Yani, her konuda sadece resim anlamında demiyorum. Her konuda görevli hissediyorum kendimi. Gerek yardım edelim, gerek güzeli bulalım.



Y. U. ... Yardım konusu mu? Çok güzel bir konuya değindiniz. Ülke genelinde düşündüğünüz ya da gerçekleştirmek istediğiniz bir proje var mı? Bir grup olarak olur? Kişi olarak olur?

N.M. ... Yardım konusunda tabii ki de çok vazifeliyiz ona katılıyorum, onu hissediyorum ve yapmaya çalışıyorum. Destek olmaya çalışıyorum ama, en büyük amacım şu: Eşim, vefat etmeden öncesi dört katlı çok güzel diamont villa diye bir ev benim adıma almıştı. "Nazmiyeciğim" dedi, ben burasını aldım senin adına ama, ileride buranın senin adına bir müze olmasını arzu ediyorum. Dört katlı çok hoş bir ev. Hakikaten yani, bu benimde aklıma yatıyor. Herhalde yıllar geçtikçe ben orasını gerçekleştireceğim müzeye çevirmek için, çabalarım oluşacak Balıkesir'de. 


Y.U. ... Bu da sizin adınıza güzel bir proje.

N.M. ... Güzel bir proje. İnşallah, Allah nasip ederse öyle bir projem var. 

Y.U. ... Topluma vermek istediğiniz bir mesajınız var mı?

N.M. ... Ben şuna katılıyorum. İnançlı biri olduğumu hissediyorum. Allah bizleri dünya'ya getirirken hepimize teker teker misyonlar vermiş. Benimkisi resim adına oluştu. Herkesin kendine ait özellikleri var. Bu misyonları bulabilmek ailelere, anneye, babaya düştüğü gibi tabii, evlatların da kendisini bulması gereken noktalar olduğuna inanıyorum. Bunları bularak eğitimle, kendinize sabırla, çok çalışarak ortaya çıkartmalıyız ve bu özellikleri topluma yansıtmalıyız. Topluma yansıttıktan sonra, medeni toplumlar gelişebilmesi için medeniyet noktasında da buluşmalıyız diye bakıyorum. Yani her insanın kendini sorgulaması gerekiyor ve her an sorgulaması gerekiyor. Herkes bütün güzelliklere layık ama, insanlar çalışarak çok daha güzellikleri yakalayıp, kalkınmamız açısından, medeniyet açısından çabalarımızın olmasını hissediyorum. Yani, sadece benimle sizinle değil, boş zaman değil çalışarak geçirmeliyiz hayatı. İsrafı sevmiyorum, hele vakit israfını gerçekten güzel değerlendirmemiz gereken zamanlar olmalı. 

Y. U. ... Zamanı geriye çeviremiyoruz değil mi?

N. M. ... Çeviremiyoruz. Zamanı cebimize koymalıyız. Boş geçirmemeliyiz. 

Y. U. ... Katmak istediğiniz veya ilave etmek istediğiniz aklınızda kalan birşey var mı?

N. M. ... Şu an mutluyum. GT Art galeri kapılarını bana açtı. Beni böyle değerlendirerek İzmir'e tanıtıyorlar. Ben, bundan büyük bir mutluluk duydum. 24.üncü kişisel sergim oluyor. Bundan öncesinde de en güzel sergilerim, mesela geçen yıl Hilton'da açmıştım İstanbul Harbiye'deki Art galeri de. Ordan da çok büyük ilgi görmüştüm. Bu ilgi beni çok mutlu etmişti. Daha öncesinde 2010 yılında Avrupa Kültür şehri seçilmişti İstanbul. Orda Beylerbeyi Sarayında layık görüp kapılarını açıp sarayda kutlamış oldum 2010 yılını. Unutamadığım sergilerim arasında Taksim The Marmara vardır. Onu açmıştık, bu çok güzel bir sergiydi. Ankara Çankaya'da sergi açmıştım, Bülent Arınç ziyaretimize gelmişti milletvekilleriyle. Bursa'da açtım falan derken işte böyle güzellikleri biriktirdim. Şu an çok mutluyum. Teşekkür ediyorum.

Y.U. ... Ben teşekkür ederim. Yolunuz açık olsun...
 

YORUMLAR

  • 0 Yorum