Yakup Uykutalp

Yakup Uykutalp

YAKUP UYKUTALP
  • Youtube

MÜSLÜM...

19 Ekim 2019 - 21:42

Dün gece Müslüm Gürses'in hayatını konu alan filmi izledim. Bir insan kendi kendisini oynasa ancak bu kadar güzel oynayabilirdi. Filmin başrol oyuncusu Timuçin Esen, rolün hakkını çok iyi vermiş. Filmi seyrederken Müslüm'ü birebir yaşadım. Timuçin Esen, kendisini öyle kaptırmış ki rolüne? Bi ara filmi, Müslüm Gürses çevirmiş sandım. Rol ve ses harikulade, ince ruhu duygulu, bazen hüzün, dert, keder bazen de sevginin çaresizliğini hissettim. Bir filmde başka ne olabilirdi ki?

Bir babanın, eşi ve çocuklarına yaşattığı kabul edilemez çaresizliğin acısını hissettirdi. Şiddet, darp, cinayetin engelleyemediği kötülüğe en iyi yanıtı, iyiliğin verdiğini herkes kabul etmez. Kardeşini ve annesini gözü önünde öldüren bir babayı kim kabul edebilirdi ki? Müslüm, ediyor etmesine ama, kardeşiyle yaşadığı münakaşa, sıkıntı ve kavgaya rağmen babasını kabul eder, eve alır.

İnsan hayatı boyunca korkar mı hiç?
Korku insana herşeyi yaptırır. Yalandan sevebilir, yalan söyletir, yalan yere yemin edebilir, yalan yere saygı duyabilir. İnsan, korkunun şefkatine sığındı mı, yüreksiz zalim ellerine hizmet eder. Bu fimde korkunun insana nelere mal olduğunu iyi vurgulamış. Şiddetin olduğu yerde kim rahat olabilir ki? Özgürlük yok, sevgi yok. İlgi yok. Etki yok. Mutluluğu yaşamak herkesin hakkı ama, hep mutluluk nereye kadar? Bazen mutsuzluk birçok mutluluklara feryat eder. Tıpkı Müslüm Gürses'in feryat türküsü gibi. İnsan içerken sarhoş olur ya, filmi seyrederken içmeden sarhoş olmuşum farkında bile değilim, feryat, feryat, feryat, feryat.

Filmde, Yunus Emre'nin bir sözü geçiyor: Dil söyler, kulak dinler. Kalp söyler, kainat dinler. İnsan ne konuştuğunu, ne söylediğini bilmesi kadar iyilik, bilmemesi kadar da insana kötülüktür. Eğer konuşmak istiyorsanız gönül gözünü açarak insan/a/lığa hizmet, evren'e yapılan en büyük şükrandır. Buna karşılık Hz. Mevlana ise; "Ne olursan ol yine gel." diyor.

Kimileri vardır yaşarken ölür, kimilerini de trafik kazasında mevta diye morga koyarlar. Müslüm'ün yaşadığını fark ederler. Tekrar hayata tutunur. Sol kulağında işitme kaybına uğramasına rağmen sesi, boyundanda saçından da büyüktür. İnsan konuşmazsa, türkü söylemezse kendini nasıl anlatacak, nasıl tanımlayacak? Nasıl yorumlayacak? Duygularını nasıl aktaracak? Müslüm Gürses'e hocası, susarsa sesinin kesileceğini söyler.

Ve pavyonda bir kadına aşık olur ve hayatı boyunca kendine eş olarak seçer. Sahnede şarkı söylerken Muhterem Nur'u tokat atmasına çok üzülür. Affetmesini söyler ve Muhterem Nur derin bakışlı yufka yürekli adamı affeder. Bazen insan düşünür niye yaşadığını? Kimi, mal, kimi şöhret, kimi günlük, kimi onuru, gururu, haysiyeti, şerefi, namusu için yaşar. Hayat insana bazen çok saygısız davranır. Ya çok sevdiğiniz hayatı yanınızda göremezsiniz ya da sevdiğiniz hayatı barda, pavyonda, gece kulübünde, genelevde karşınızdadır. İnsan kabadayılaşır, hayat da insana. Ne kadar kibar ve nazik davrandığın sürece mutluluk yüzünüze gülmez, yorulursunuz. İnsan çirkin olabilir, yeter ki içi güzel olsun. Sahneye çıkar bir baba olarak türkü söylemeye başlar. Fanatikleri her geçen gün artar. En büyük sizlersiniz, müslüm baba kurban olsun der hayranlarına. Sahnede bir bıçak darbesi fanatiğinden alır ama, Müslüm yine babalığını yapar. Hayranını şikayet etmez.

Belki de dilimden bu şarkı düşmez diyerek gönülleri türküleriyle besler. Herkes bir hayat yaşar ama, yaşadığı hayat geçmişinden kalan esintilerdir. Bir dilim ekmek için bin laf eder insan. İnsanın anası, babası, kardeşi tek desteğidir. Bir de yalnızları oynayan yalnızlaşan, gökteki yıldıza ulaşan efsane ses vardır. Ben hep yenilmeye mahkum muyum? Ben hep ezilmeye mahkum muyum demesi, insan hayatı boyunca acıya katlanarak huzursuzluğu yaşamasına tanık olur.

İçine kapanık ideallerinden vazgeçmeyen Müslüm, son zamana kadar şarkı söyledi ve en sonunda beni isyankar ettiler diyerek hayata yaşama elveda der.

Sevgiyle kalın.

 

YORUMLAR

  • 0 Yorum