CUMHURİYET KİMSESİZLERİN KİMSESİDİR.
Uzman Psikolog İnci Güçer

Uzman Psikolog İnci Güçer

İnci Güçer

CUMHURİYET KİMSESİZLERİN KİMSESİDİR.

29 Ekim 2019 - 19:27

Merhaba sevgili okurlar,
Öncelikle cumhuriyetimizin doğum gününü, Cumhuriyet Bayramımız'ı kutluyorum. Atatürk'ü saygı ve şükranla andığımız bu özel tarihte, ben psikolog kimliğimle, Atamızın "Cumhuriyet, kimsesizlerin kimsesidir " özdeyişine dikkati çekmek istiyorum. Atatürk bu sözleri ile cumhuriyetin psikososyal boyutunu belirtmekte, böylece en yalın ve insani tanımını yapmaktadır. 
Cumhuriyet, bireyi, kalabalığın bir parçası olmaktan çıkarmış ve vatandaş kimliği ile toplumu oluşturan her bir bireye, salt varoluşundan ötürü değer vermiştir. Dönemin koşullarında savaştan çıkmış ve yoksullukla boğuşan bir ülke düşünün, her ailenin bazı üyelerini yitirdiğini, sevdiklerini kaybedenlerin nüfusun çoğunluğunu oluşturduğunu bir düşünün. Bir an için ulusal kurtuluş mücadelesinin verildiği zamanları sadece bireysel psikolojik perspektiften görün. Kahramanlıklar fedakarlığı, feda etmeyi ve zaferler kayıpları, yitimleri de içerir. Kayıpların ardından yaşama tutunmak hiç kolay değildir çünkü diğerleriyle bağ kurmayı gerektirir, ölümü aşan birşeylere inanmayı gerektirir. İşte o yıkımlar ve yaslarla dolu günlerde büyük bir umuttur cumhuriyet, karanlık zamanların aydınlığın yolunu açtığının göstergesidir. Başarma azmi ve dayanışmanın, birey ve toplumun yaşamını geliştirmesi inancıdır. Yaraları saran bağımsızlık ve eşitlik ülküsüyle, acılı insanlara ilaç gibi gelmiştir.

2019 yılında yaşayan bizler için uzak olabilecek bir tarih 1923, yani 96 yıl öncesi. O günlere ilişkin kişisel anılarımız yok, kitaplardan okuyor, sosyal medya hesaplarımızda cumhuriyet bayramı mesajları yayınlıyoruz. İnternet ve teknolojinin hızla ilerlediği bugünlerde insan hiç olmadığı kadar kolay ulaşırken bilgiye, birbirine ulaşmakta ise giderek zorlanmakta, yetersizleşmekte... Yalnızlığın başlıca ölüm nedenleri arasında sayıldığı günümüz modern toplumlarında, "Cumhuriyet, kimsesizlerin kimsesidir" sözü ne ifade edebilir? Kendini en ıssız hissettiği noktalardan yaşadığı toplumla bütünleşebileceğini fısıldar, bunun mücadelesini vermesini önerir, arzular. Yalnız hissettiği alanlar üzerine toplumla iletişim kurabilmek üzere mücadele veren bireyler, Atatürk'ün hedeflediği çağdaşlık düzeyinde kendini geliştirmekte ve topluma katkıda bulunabilmektedir. Bu sözü, birey ve toplumun belirli bir ülkü (ideal) çerçevesinde entegrasyonu açısından okumak mümkündür. Bu bakımdan, sözkonusu özdeyiş, cumhuriyetin psikososyal süreçleri içeren en yalın tanımıdır bana göre. Birbirimizi anlamak için dinleyebilmek, kırıp dökmeden kendimizi ifade edebilmek, böylece kimsesizliklerimizi paylaşabilmek umudu ve inancıyla...
 

YORUMLAR

  • 0 Yorum