SÜMER ve KADİM MSIRDA TEK TANRI FİKRİNİN DOĞUŞU-3
Sungur Pamir

Sungur Pamir

SÜMER ve KADİM MSIRDA TEK TANRI FİKRİNİN DOĞUŞU-3

11 Ocak 2020 - 22:35

Hermestut'un kutsal sırlarını öğrenmek, sonunda pek az adayın başarıyla bitirebileceği çok zor sınavlardan geçmeyi gerektiriyordu. İstekli ya da aday önce İsis mabedine götürülüyor. Mabedin kapısında İsis'in oturan durumda bir heykeli var, dizlerinin üstünde bir kitap var ve yüzü bir örtü ile örtülmüş. Heykelin alt kısmında şu söz kazılmıştır. "Hiç bir ölümlü yüzümdeki peçeyi kaldırmayı başaramadı". Yani peçeyi kaldırabilmek için ölümsüzlüğe hazırlanmak gerekmektedir. Bu hazırlık ise uzun seneler boyunca çok zorlu uğraşlara katlanmayı gerektirebilir.

Eğer istekli ölümsüzlük sırlarını öğrenmeye gerçekten azimli ise önce mabedin hizmetçileri arasına katılması gerektir. Onlarla yer, içer, binayı temizler, bulaşıkları yıkar, ayakyollarını temizler ve geceleri de onlarla beraber yatar. Bütün bunları yaparken de hiç kimseyle konuşmaması, ağzından tek bir kelimenin dahi çıkmaması gerekmektedir. Henüz pek çileli sayılmayan bu sınav bir kaç sene sürebilir. Yeterli zaman geçtikten sonra aday, gene de devam etmeye kararlı ise, bu defa karanlık, dar bir geçitten geçirilerek loş bir labirente getirilir ve ardından kapı gürültüyle kapatılarak karanlıkta kaderi ile baş başa bırakılır. Karanlığa gözleri alıştıkça ilerde alçak ve dar bir dehlizin girişini seçecektir ve bu noktadan itibaren sadece ilerlemesi gerekmektedir. Rutubetli ve çamurlu dehlizin içinde dizlerinin ve dirseklerinin üstünde, yoluna çıkan yılanlardan, zehirli böceklerden ve farelerden sakınarak dikkatle yol alması gerekmektedir. Bunun gibi birçok dehlizlere girip çıkarak uzunuzun dolaşacak, ara sıra küçük odalara rastlayarak ayağa kalkabilecek, bu küçük odalarda, kendinden önceki başarısız adayların iskeletlerine, etleri kemiren farelere, yılanlara rastlayacaktır. Sonra gene küçük deliklerden karanlık dehlizlere girerek, sürünesürüne ilerleyecektir. Rastladığı bu küçük odalarda, kimi zaman, sessiz bir rahibe rastlayacak, rahip ona geriye dönmek isteyip
istemediğini soracaktır. Sırrı öğrenmek için gene de direniyorsa kaderiyle tekrar baş başa kalarak, karanlık dehlizlerde sürünmeye devam edecektir. Derinlerden yankılanan şu sesler kulağına çarpacaktır. “Bilim ve güç isteyen deliler, burada gebermişlerdir."
 
Artık geriye dönülmez yollara girmiş bulunmaktadır, karşısına kimse çıkıp geriye dönmek isteyip istemediğini sormayacaktır. Aksine derinlerden, takati kesilip farelere yem olan ya da zehirlenip ölmek üzere olan ya da iradesini yitirip delirmeye başlayan diğer başarısız adayların feryatlarını işitecektir. Acaba buradan kurtulmak için ölmekten başka bir şey yapılamaz mı? Soğuk, karanlık, yılanlar, akrepler, fareler, korkunç çığlıklar, feryatlar, açlık, susuzluk, sürünmekten paralanmış dizler, kanayan avuçlar. Eğer şansı yaver gider de sezgilerini iyi kullanabilirse bu çaresizlik içinde dahi diğer dehlizlerden farklı, oldukça fazla eğimli olan bir dehlize girer, çamurlar içinde adeta yuvarlanırcasına sürüklenmeye başlar. Bu dehlizde, sonunda korkunç bir kör kuyu ile karşılaşacaktır, eğer tutunabilir de düşmekten kurtulur ve aklını toplayabilirse, çevresine bakınır ve süründüğü dehlizin ucunda küçük bir kurtuluş kapısı bulunduğunu görecektir. Yuvarlanmadan o kapıya sıçrayabilirse, uzun merdiveni tırmanarak masallardaki gibi rengârenk döşenmiş bir odaya varacaktır. Odanın duvarlarında yirmi iki sırrı belirten nakışlı semboller, harfler ve sayılar vardır. Burası Osiris'in ışıklı tapınağıdır.
 
Yorgun, aç, susuz ve yıpranmış olan adayımız mabet içinde kızıl renkli bir odayı bulacak veorada, şeffaf giysiler içinde körpe bir odalık ona çektiği ıstıraplara karşılık banyo yapmayı,lezzetli yiyecekleri, şarabı ve kendisini ikram edecektir. Eğer bu genç kıza kanar da açlığın,susuzluğun, şehvetin ve bedensel rahatın gücüne boyun eğerse, o güne kadar çektiği bütünçileler boşuna harcanmış olacaktır. O zaman artık ömrü boyunca tapınakta tutsak olarakhizmetçilik etmek zorundadır, kaçmaya çalışırsa hemen öldürülür, ama eğer bedensel hazlarayenilmez ve sunulanları reddedebilecek bir yapıda ise Osiris tapınağında aylar süren derintefekkürlerden ya da meditasyonlardan sonra, aday gerçeğin kapısını aralamak ve tanrısal adaleti gerçekleştirmek için tanrısal güçle bir1eşebilecek hale gelir. Adayın çilesi henüz sona ermemiştir. Şimdi de ateş sınavına girecektir. Kendisindencehennem ateşi gibi yanan kızgın bir fırından geçmesi istendiğinde tereddüt göstermesi, korkması o ana kadar çektiği çilelerin boşa gitmesi demektir ve ömür boyu mabette hizmetçi olarak kalır, ama eğer korkusuzca ve tereddüt etmeden fırından geçerse gene taş bir odada,yalnız başına derin tefekküre terk edilir. Bunun gibi daha bir iki sınav geçiren ve tefekkür odalarında yaradılış, beden ve ruh hakkında derin düşüncelere da1ıp, bazı çözümlere ulaşan adayın bedeni ile ruhu öyle yoğrulmuş bir hale gelir ki son sınava hazırdır artık. İstekli özel bir törenle diri diri bir mezara gömülür,zaten artık bu mezara pek yakışan bin yapıdadır. Mezarda tam bir letarjiye düşerek ruhunun bedeninden ayrılma hadisesiyle karşılaşır. Eğer, mezardan çıkarıldığında hayata dönmeyi ve bilincini tekrar kazanmayı başarırsa, gene uzun süren derin tefekkür yani meditasyon döneminden sonra Hiyerofon denen büyük rahip onu Mısır’ın sıcak, sessiz ve derin bir gecesinde mabedin rasathanesine çıkaracak ve burada Hermestut'un sırrını öğretecektir. İsteklinin geçirdiği sınav, tek ruhtan kopan sayısız ruhların yeryüzünde geçirmekte oldukları sınavın yani ölüm ve tekrar doğum (resurrection) sınavının küçük bir örneğidir. Hermestut'a göre “insanca ölümlü olmak da, Tanrıca ölümsüz olmak da elimizde, ancak her akıl bu gerçeği kavrayamaz……Büyük sırrı gönlümüzde saklayarak eylemlerimizle söyleyelim. Bilim gücümüz, iman kılıcımız, sükût kalkanımız olsun. Küçük insanlar ki büyük çoğunluktadır, ya aptal ya da kötüdürler. Aptalsalar, bu gerçek karşısında akıllarını büsbütün yitirirler. Kötüyseler, bu gerçeği kötüye kullanarak büsbütün kötülük ederler. Gerçeği gizlemekten başka çıkar yol yoktur. Bilmek, bulmak, susmak gerek." İşte kadim Mısır rahiplerinin o büyüleyici ve etkileyici güçleri böylesine bir yoğrulma sonucu elde edilmekteydi. (Devam Edecek)


https://www.gazete4.com/yazarlar/sungur-pamir/sumer-ve-kadim-misirda-tek-tanri-fikrinin-dogusu-1/137/
https://www.gazete4.com/yazarlar/sungur-pamir/sumer-ve-kadim-misirda-tek-tanri-fikrinin-dogusu-2/144/
https://www.gazete4.com/yazarlar/sungur-pamir/sumer-ve-kadim-misirda-tek-tanri-fikrinin-dogusu-4/146/

YORUMLAR

  • 0 Yorum