İSMET İNÖNÜ-3
Sungur Pamir

Sungur Pamir

İSMET İNÖNÜ-3

13 Şubat 2020 - 10:39

İSMET İNÖNÜ–3
1950 seçimleri ve sonrası
—14 Mayıs 1950 genel seçimlerinden DP daha fazla oyla çıkınca iktidarı DP'ye bıraktı ve cumhurbaşkanlığından ayrılarak ana muhalefet partisi Genel Başkanı olarak siyasal yaşamını sürdürdü. On yıllık muhalefet döneminde, 1954 ve 1957 seçimlerini de kaybetmesine karşın partisinin başında kaldı ve iktidarın siyasal baskılarına rağmen, CHP'nin yeniden güçlenmesine katkıda bulundu.

27 Mayıs Darbesi
—1960’lara gelindiğinde CHP ile DP arasındaki tartışmalar arttı. İnönü başta olmak üzere CHP'nin ileri gelen üyelerine saldırılar düzenlendi. CHP'yi destekleyen gazeteler art arda kapatıldı, muhalif gazeteciler tutuklandı. Nisan 1960 tarihinde DP, basını soruşturmak amacıyla Tahkikat Komisyonu kurulmasını öneren kanun teklif verdi. Bu kanunda komisyona gazete kapatmak ve gazeteci tutuklamak yetkisi tanınması öneriliyordu, bu yüzden CHP'li vekiller sert bir biçimde bu yasaya karşı çıktı. Görüşmeler süresince CHP'li vekillere bazı kısıtlamalar getirildi. İnönü'ye ise 12 oturuma katılmamak cezası verildi. İnönü de DP'nin bu antidemokratik tavrı karşısında meclisteki şu tarihi konuşmasını yapmıştır:
"Şimdi iktidarda bulunanların, iktidarı ellerinde bulunduranların milletleri isyana nasıl zorladıkları insan hakları beyannamesine girmiştir. Eğer bir idare insan haklarını tanımaz, baskı rejimi kurarsa o memlekette ayaklanma olur. Buna mahal vermemek için idarelerin demokratik yolda olması, insan haklarının yürürlükte olması şarttır. Bu fikir Beyannamenin ruhunu teşkil ediyor. Şimdi bahis konusu olan sorun budur; Demokratik rejim, insan hakları yürütülüyor mu, yürütülmüyor mu? Bu bir. 
Eğer insan hakları yürütülmez, vatandaş hakları zorlanırsa, baskı rejimi kurulursa başkaldırı eninde sonunda olur. Beni dinleyin... Biz böyle bir ihtilâl içinde bulunmayız, bulunamayız. Böyle bir ihtilâl dışımızda, bizimle münasebeti olmayanlar tarafından yapılacaktır. Biz demokratik rejim dedik, demokratik rejim kurulmuştur. Bu demokratik rejim doğrultusundan ayrılıp baskı rejimi haline götürmek tehlikeli bir şeydir. Bu yolda devam ederseniz, sizi ben de kurtaramam."

27 Mayıs 1960 Askeri Darbesiyle DP iktidardan uzaklaştırılıp yeni anayasa kabul edildi.
—15 Ekim 1961 genel seçimlerinden CHP tek başına iktidar olacak çoğunluğu sağlayamasa da, birinci parti olarak, 24 yıl sonra yeniden başbakan olarak hükümeti kurmakla görevlendirildi. Bu dönemde çeşitli partilerle ve bağımsız milletvekilleriyle kurulan koalisyon hükümetlerine başkanlık etti. Yeni kurulan siyasal sistemin sağlıklı biçimde işlemesi için çaba gösterdi.

—22 Şubat 1962 ve 20 Mayıs 1963 ayaklanmaları girişimlerinin önlenmesinde Cumhurbaşkanı Cemal Gürsel'e, Genelkurmay Başkanı Cevdet Sunay ile birlikte yardımcı oldu.

—1964 Kıbrıs olayları sırasında ABD'nin Türkiye'nin adaya müdahalesini engellemesi üzerine dış politikada çok yönlü arayışlara girdi.

—21 Şubat 1964 tarihinde İsmet İnönü'ye Ankara'da suikast girişiminde bulunuldu. Suikastçı olay yerinde yakalandı ve İsmet İnönü bu olaydan yara almadan kurtuldu.
Başbakanlık yaptığı dönemde ülkemizin kültürel ve sosyal yapılanması için gerçekleştirdiği kurumlar, yasalar, tesisler ve atılımlar şunlardır:

—İlk Devlet Araştırma Kütüphanesi,
— Türkiye Bilimsel ve Teknolojik Araştırma Kurumu,
—Planlı ekonomiye geçiş, 5 yıllık kalkınma planlaması,
—Sendikalar, grev ve toplu sözleşme yasalarının çıkarılması,
—Ankara Anlaşması ve takip eden sene Ortak Pazar üyeliği,
—Sovyetler Birliği ile iyi ilişkiler kurulması,
— Milli İstihbarat Teşkilatı yasası ve düzenlemesi,
— Milli Güvenlik Kurulu'nun tesisi ve geliştirilmesi,
—Türk Ordusu'nun modernizasyonun başlatılması,
—İran ve Pakistan ile birlikte bölgesel kalkınma organizasyonunun kurulması,
—Avrupa ve Orta Asya memleketlerini bağlayan mikrodalga radyo iletişim ağı kurulması,
— Devlet İstatistik Enstitüsü ile Turizm Bakanlığı'nın kurulması,
—Güneydoğu Anadolu'nun kalkınması ve geliştirilmesinin planlanması,
—Basın Yayın Yüksek Okulu'nun kurulması.
İnönü hükümeti 20 Şubat 1965 tarihinde mecliste yapılan bütçe oylamasında ret oylarının kabul oylarından fazla çıkması üzerine istifa ederek, yerini Suat Hayri Ürgüplü hükümetine bıraktı.
—10 Ekim 1965 seçimlerinde partisinin seçimi kaybetmesi üzerine, parti içi görüş ayrılıkları derinleşir. İnönü'nün desteklediği "ortanın solu" politikasının CHP tarafından benimsenmesine rağmen parti 1969 yılında yapılan genel seçimleri de kaybetti.

CHP'den ayrılması ve Cumhuriyet Senatosu
—12 Mart 1971 tarihinde Türk Silahlı Kuvvetleri'nin müdahalesinden sonra, CHP'nin tutumu konusunda parti içinde önemli görüş ayrılıkları belirdi ve CHP Sekreteri Bülent Ecevit ile anlaşmazlığa düştü. Ecevit'e göre, müdahalenin amacı, CHP içinde egemen olan "ortanın solu" politikasına son vermek ve partinin iktidar olmasını önlemekti. İnönü ise müdahaleyi onaylamıyordu ve müdahaleden 2 gün sonra CHP grubunda çok sert bir konuşma yaptı; ancak yine de ortamın yumuşaması için yeni kabineye bakan vermeyi kabul etti. Yeni kurulacak hükümete partinin üye verip vermeyeceği konusunda beliren anlaşmazlık sonucunda Ecevit istifa etti. Ecevit ile yoğun bir mücadeleye girdi. Mayıs 1972 tarihinde toplanan 5. Olağanüstü Kurultay'da, politikasının partisince onaylanmaması durumunda istifa edeceğini açıkladı. Kurultayda parti meclisi Ecevit'in yanında yer aldı.
—8 Mayıs 1972 tarihinde 34 yıldır görev yaptığı CHP genel başkanlığından istifa ederek Türk siyasal yaşamında parti içi mücadele sonucunda değişen ilk genel başkan oldu.
—4 Kasım 1972 tarihinde CHP üyeliğinden,
—14 Kasım 1972 tarihinde de milletvekilliğinden istifa etti ve Eski Cumhurbaşkanı sıfatıyla tabii senatör olarak Cumhuriyet Senatosu'nda görev aldı.
—25 Aralık 1973 Salı günü, Pembe Köşk'te, saat 16.05'te 89 yaşında vefat etti.
—28 Aralık 1973 tarihinde Bakanlarkurulu kararı ve dönemin Cumhurbaşkanı Fahri Korutürk'ün de katıldığı devlet töreni ile Anıtkabir'de Atatürk'ün tam karşısında toprağa verildi.

Dip Not I: Anılarının bir bölümünü Hatıralarım, Genç Subaylık Yılları 1884–1918 (1968) adı altında toplamıştır. Ayrıca çeşitli tarihlerdeki söylev ve demeçlerini içeren İsmet Paşa'nın Siyasi ve İçtimai Nutukları, 1920–1933 (1933), İnönü Diyor ki (1944), İnönü'nün Söylev ve Demeçleri I, 1920–1946 (1946) gibi kitaplar da yayımlanmıştır.

Dip Not II: İsmet İnönü'nün doğduğu ev günümüzde İzmir-İnönü Evi Müzesi olarak kullanılmakta ve salı, perşembe, cumartesi ile resmi tatil günleri 10.00–17.30 arası ziyarete açıktır.

Dip Not III: İsmet İnönü'nün anısına İzmir Büyük Şehir Belediyesi tarafından Kültür Parkta "İsmet İnönü Kültür Merkezi" inşa edilmiş ise de hayatını vakfettiği bu ülkeye kazandırdıkları ile İsmet İnönü'nün adına hiç de lâyık olmayan bir Kültür Merkezi yarım yamalak inşa edilmiştir. BU DURUM İZMİR ŞEHRİ VE HEMŞEHRİLERİ İÇİN UTANÇ VERİCİDİR. BU KÜLTÜR MERKEZİNİ YENİDEN PROJELENDİREREK HEMŞEHRİMİZ BÜYÜK DEVLET ADAMININ İSMİNE VE TÜRKİYE CUMHURİYETİ İÇİN YAPTIKLARINA LÂYIK HALE GETİRMEK BİZLERİN SORUMLULUĞUDUR.
 
 

YORUMLAR

  • 0 Yorum