ADAM VE DİĞERLERİ
Pınar Turgut

Pınar Turgut

Pınar Turgut

ADAM VE DİĞERLERİ

20 Kasım 2019 - 20:16

    Ne zaman nerde okusam, dinlesem duygulanırım. Atatürk Yalova'da ki çiftliğe gelir. Bahçıvanı çınar ağacının dallarını kesmeye çalışır bulur. Nedenini sorduğunda dalların köşke dayandığını, bu nedenle kesildiği cevabını alır ve o unutulmaz emri verir " Ağaç kesilmeyecek , köşk yürüyecek "   

      Kulağıyla duyanlara  birşey ifade etmeyebilir belki ama, kalbiyle duyanlara çok şey ifade eder bu anı .Bir çınar ağacının dallarına kıyamayan, vicdan sahibi, çağının ötesinde duyarlılığa sahip bir halk önderi, savaş kahramanı.. Kelimenin tam karşılığıyla  "adam"

"Dünya hassas kalpler için cehennemdir" demiş Goethe. Bir cümleyle durum tahlili ancak bu kadar isabetli yapılabilirdi sanırım . Tabi biraz da yaşadığınız coğrafya ve yönetenler cehenneminize ayrı bir stil kazandırabiliyor. Yoksa neden seçim yapıp siyasi erk belirleyelim ki, öyle değil mi?

     Hep söylemişimdir; yere çöp atmak , denizlerimiz, tabiatı kirletmek, su kaynaklarını kirletmek, tarihi eserleri tahrip etmek sadece karakter bozukluğu değil, aynı zamanda vatan hainliğidir. Utanmasını bilene olabildiğince aşağılayıcı bir namdır bu.  Bu cürüm hergün işleniyor. Hem de sadece eğitimsiz bir zümre tarafından da değil. Bazen de eğitimli fakat farkındalığı düşük bir zümre tarafından da.   Ne yazık ki bazı hassasiyet  ve farkındalıklarla ilgili eğitim verme hususunda okullarda, ailelerde sınıfta kalıyor. Yoksa Cumhuriyetin kuruluşundan bu yana geçen bunca zamanda en azından daha fazla yol katetmiş olmaz mıydık ?

    

       Bu vatan haini zümre daha dün Kazdağları'nda  ülkenin doğasının canına okuyordu. Bugün gündem Gümüşhane' deki "dipsiz göl".   Her geçen gün kendini yenileyen bir tazelikle karşımıza çıkan bu çekirge sürüsünün iki neferi valilik izniyle (yanlış okumadınız, valilik izniyle) 12bin yıllık dipsiz gölün suyunu boşaltıp dibinde define arıyor. Bu satırları okuduktan sonra şu meşhur " ben sana vali olamazsın demedim, adam olamazsın dedim"  hikayesi  geçti aklınızdan değil mi?  Bugünlerde çıkan diğer haberlerde de iki defineci iş adamından birinin de iktidar partisinden olduğunu okuyunca hiç şaşırmadım dediğinizi duyar gibiyim. Ne de olsa Aksaray'da bir adamınız varsa her işinize bir çıkar yol bulunur. Lakin gözden kaçırdıkları bir detay var, o gölden su içen kurdun ,kuşun ahı er ya da geç kurutan ve izin verenleri bulur. Firavun da olsanız, fil sahibi de olsanız, Karun da olsanız fayda etmez. Kurdun, kuşun, gölün sahibi bırakır mı, beraat verir mi bu davaya sanıyorsunuz? 

      Babaanneme annesinin anlattığı, konu açıldıkça benim de herkese anlattığım bir hikayeyi ben de size  anlatmak istiyorum.  Şöyle dermiş Mahmut dağı'nı işaret ederek :
   " Birgün insanlar karşı dağda bir parıltı görecek. Su olduğunu düşünecek ve bir ümitle yolları katederek parıltının olduğu yere gidecekler. Su olmadığını görünce; su değilmiş, yine altın! diyerek ağlayacaklar" 

   Olmaz dediğimiz, vicdan kabul etmez dediğimiz doğa katliamları oldukça bu küçük hikayeye benzer günlere yaklaştığımızı düşünüyorum .

      Beyler sahip olduğunuz mevkilerin yüksekliği kadar dipte olan cehaletiniz bir felaketi çağırıyor görmüyor musunuz? Siz konuyu çok yanlış anlamışsınız; bu vatan, bu topraklar size sadece "emanet" ! Yani babanızın malı değil!

       Şimdi tüm o ünvanlarınızı, betona olan yere batasıca aşkınızı sakince yere bırakın. Ülkenin kaynaklarını, tabiatını, doğal güzelliklerini, ormanlarını ve hatta kutsal değerlerimiz, bayrak sevgimizi,bizi biz yapan değerlerimizi aç bir zombi sürüsü gibi yağmalamayı bırakın!  Kim olduğunuzu biliyoruz ve  davanızın kutsal olmadığının farkındayız. Geç olmadan... 



       “Görüp anlamadın mı ki Allah gökleri ve yeri, hikmetle ve ciddî bir maksat için yaratmıştır. Eğer dilerse sizi ortadan kaldırıp yepyeni bir halk getirir. Allah'a göre bu, sözü edilecek bir şey değildir.” (İbrahim, 14/19-20)