İTTİFAK YOLLARI
Mustafa Çekirge

Mustafa Çekirge

Mustafa Çekirge

İTTİFAK YOLLARI

27 Kasım 2019 - 18:55

Türkiye'de 1950 sonrası çok partili hayatın siyasi seçim tarihine bakarsanız, merkez sağ partilerin oy toplamının %50-%60 arası olduğunu, sol oyların da ortalama %25-%30 arasında değiştiğini görürsünüz. Elbette bazı istisnai seçimler vardır 1977 yılı gibi ama bunlar genel tercihleri yansıtmamıştır hiçbir zaman. Sadece tepkisel kalmıştır

Şu şekilde rakamlara dökmek gerekirse;
1950 (DP %53),
1954 (DP %58),
1957 (DP %48),
1961 (CHP %36, AP %35) "Bu bir istisnadır çünkü 1960 ihtilali sonrası yapılmış bir seçimdir. Ayrıca AP genel başkanı Ragıp Gümüşpala'dır. Henüz Süleyman Demirel sahnede yoktur

1965 (AP, %53),
1969 (AP, %46), Bu seçim de bir istisna olarak değerlendirilebilir belki ancak Güven Partisi, Millet Partisi ve MHP gibi sağ partilerin oy toplamı %12'dir, Bu durumda sağın toplam oyu %58'dir.

1973 (CHP %33, AP %30), Bu seçimler istisnai olarak kabul edilmemelidir. Çünkü Demokratik Parti ve Milli Selamet Partisinin oy toplamı %24'tür. Yani Sağ oyların toplamı (MHP hariç) Aslında yine %54 olmuştur. Tek fark, birden fazla partiye dağılmıştır oylar.

1977 (CHP %42), Tam anlamıyla istisnai bir seçim olmuştur çünkü AP ve MSP'nin oy toplamı aslında yine 37+8=%45 seviyesine ulaşmıştır ama burda önemli faktör Ecevit başkanlığında ki CHP'nin %40 üzerine çıkması olmuştur.

1983 (ANAP %45), 12 Eylül gölgesinde yapılmış olmasına rağmen sağ oylar ANAP'ta toplanmıştır. kalan sağ oylar da (MHP dahil) MDP'ye gitmiştir. Sol oylar ancak %30 seviyesinde kalmıştır.

1 9 8 7 ( A N A P % 3 6 ) , R e f e r a n d u m  i l e  s i y a s e t  y a s a ğ ı kaldırılan Demirel'in kurduğu DYP, sağ oyları bölmüş ve kendisine %20'lik bir oy çıkmıştır. Yani aslında sağ oylar yine %56'ya ulaşmıştır

1991 (DYP %27), Diğer sağ partilerin (ANAP (%24), RP(%16)) oylarını da hesaba katarsanız, oylar %67'ye ulaşmıştır. MHP'nin ortalarda olmamasından dolayı, oyları bu partilere dağıldığından toplam miktar artmıştırç. Solda ise SHP ve DSP toplamı %30'da kalmıştır.

1995 (RP %21), ANAP (%20), DYP (%19) olduğunu hesaba katarsanız yine %60 seviyelerine ulaşırsınız.

1999 (DSP %22,19) oy alarak birinci parti olması bu seçimi istisna kılmaz. Çünkü FP (%15), ANAP (%13), DYP (%12) oy alarak sağ oyların seviyesini % 40 seviyesinde tutmuştur. Burdaki tek önemli nokta Öcalan'ın yakalanmasından dolayı MHP'nin oylarının patlama yapması ve %18 seviesine çıkmasıdır.

2002, (AKP %34) Ekonomik kriz sonrası DSP (%1,21), ANAP (%5,13), DYP (%9,54) ve MHP (%8,35) çökmüş geriye sadece AKP ve CHP (%20) kalmıştır. Ancak sağ oylar yine (MHP hariç) %50 seviyesine ulaşmıştır. Sol oylar ise CHP'de toplanmıştır.

2007 (AKP %46)
2011 (AKP %51)

2015 yılında yapılan iki seçimin koşulları farklı olsa da MHP ve AKP oylarının toplamı 7 Haziran seçimlerinde %56, 1 Kasım seçimlerinde de %61 düzeyine ulaşmıştır. Yani aslında ne kadar kaybetse de sağ taraf hep kazanmıştır. Burada kritik nokta sağ tarafın ne kadar bir olabildiğidir

Günümüz siyasi koşullarında ittifaklar bu alışılagelmiş istatistiği bozabilir belki. İttifak kurmayı kolaylaştıran en önemli etken olan partiler arası sağ sol çizgilerinin birbirine yaklaşması durumu oy oranlarını da rekabet edilir kılmaktadır.

Son günlerde CHP ile ilgili yaşanan kumpas tartışmalarının iç yüzü henüz tam olarak ortaya çıkmamış olsa da herkes bu durumu kendi lehine kullanmaktan çekinmemektedir. Bundan sonra da görünen o ki bu tip güvensizlik oluşturabilecek olaylar sadece oy devşirme amaçlı değil, ittifak güçlendirme amaçlı olarak da sıklıkla kullanılacak gibi görünmektedir.

 

YORUMLAR

  • 0 Yorum