YAŞAM HER YERDE
İnci Güçer

İnci Güçer

İnci Güçer

YAŞAM HER YERDE

23 Şubat 2020 - 13:27

"Annem Her Yerde" kitabı ile ilgili tanıtım bülteninde ;"5 yaş üstü ve çocuklar için ölüm kavramını anlamaya ve anlatmaya yönelik eğitici bir  kitap" açıklaması yapılmış.
Öyleyse kaç yaşında olursak olalım bizler için. Gerek ebeveyn kaybı yaşamış olalım gerekse ebeveynlerimiz hayatta olsun onları kaybetme korkusu ya da gerçeği çocuk kimliğimizin elimizden alınması anlamına gelmekte.
Yolanda annesinin nerde olduğunu ararken eve gelen teyzesi ile konuştukları bir bölüm bulunmakta;
" Onun hakkında konuştuğumuz sürece, o hala bizimle demektir. Eğer onun hakkında konuşmazsak ve düşünmezsek,
İşte o zaman annen gerçekten gitmiş demektir." Günün geri kalan zamanında Christina teyze annesi ile ilgili hikayeler anlattı. Annesi orada onlarla birlikte gibiydi.
Annesi hikayelerdi, hikayeler de annesi." der. Ne güzel bir cümle!
  Geçenlerde George Burns'un Çocuklar ve Ergenler için terapide öykü ve metafor kullanımı ile ilgili kitabını okurken;
" Öyküler düşlerimizi tamamlar ve gerçekte düşlerimizin kendisi bir öyküdür. Beşikten mezara kadar tüm yaşamımız boyunca bize eşlik ederler." demesi gibi ya da tıpkı Salman Rüşdi'nin Magripli'nin Son Nefesi adlı kitabındaki karakterlerinden birinin dediği gibi " Öldüğümüzde bizden geriye yalnızca öyküler kalır."
Öldüğümüzde bizimle ilgili nasıl hikayeler anlatılır?
Beşikten mezara kadar yaşamımıza tanıklık edenler ve onların ağzından bizleri dinlemek nasıl olurdu?
Hikayemiz anlatılmazsa o zaman gerçekten ölmüş olur muyuz?
Bazen fiziksel değil ama manevi olarak içimizde öldürdüğümüz kişileri bu noktaya nasıl getiririz?
Herhalde onlarla yaşadığımız iyi ya da kötü tüm anılarımızı unutmaya karar verdiğimizde - yani hikayelerini anlatmaktan vazgeçtiğimizde...
Tabii kitabın çağrıştırdıkları bunlar.
Yolanda annesini ararken onu nasıl her yerde bulmuş olduğunu kitap o kadar güzel anlatmış ki...
Ayrıca resimler de bir o kadar etkileyici.
 
Kitabın Arka Kapağına bir bakalım:
“İnsanlar ölüm hakkında konuşmayı sevmezler. Sessiz kalmayı tercih ederler. Annesi gibi sessiz.
Ama Yolanda sessiz olmak istemiyordu. Annesinin nerede olduğunu öğrenmek istiyordu. Bir yerde olmalıydı, değil mi?  “Eğer beni ararsan, canım, bulursun.”  Ve Yolanda aramaya karar verdi.  Annesini aramaya...  Ölen annesini...”
Yolanda annesini ararken çok özel insanlardan yardım ve destek gördü...
Küçük bir kızın kaybıyla ilgili ilham veren duygularını ve dokunaklı arayışını anlatan şiirsel bir hikâye.
 Her zaman söylediğim gibi, çocuk kitapları her yaştan hepimiz için.
Çünkü yetişkinlerin de içinde birer çocuk yaşamakta. Yaşattığınız o çocuğa iyi bakmanız dileğiyle,

                   İnci Güçer
Klinik Psikolog & Psikoterapist