CORONA: KAOS MU DÜZEN Mİ ?
İnci Güçer

İnci Güçer

İnci Güçer

CORONA: KAOS MU DÜZEN Mİ ?

14 Mart 2020 - 22:13

Pırıl pırıl bir gün değil mi?

Bir de şu Corona derdi olmasa! Dünya genelinde giderek yayılan Corona virüs salgını, psikolojimizi de etkiliyor. Ruh hallerimiz ve tutumlarımız çok değişken; kimimiz çok rahat, herhangi bir önlem almaksızın hayatını sürdürürken kimimiz de paniğe kapılmış durumda. Bazılarımız ölüm ve hasta olma korkusuyla evlerine kapanıp kaygı içinde yaşar hale geliyorlar. Ne hafife alalım virüs salgınını, ne de korku ve kaygılara teslim olalım. Sadece konuyu ciddiye alalım. Aslında en büyük salgın, korku ve paniktir! Artık bazı kısıtlamalara uyum sağlayarak yaşamımızı organize etmek, en büyük sorumluluğumuzdur. Neden mi sorumlu davranmak gerekiyor? Kendimiz, ailemiz ve sevdiklerimiz için olduğu kadar toplum sağlığını korumak için de sorumlu davranmalıyız.

Psikanalist Anna Ferruta, Corona virüs’ünün bize bir bulmaca sunduğunu belirtiyor: “Ne yapacağız? Korku ile marketleri mi yağmalayacağız? Kendimizi herkesten izole edip, gerçekten kendimizi korumaya mı çalışacağız?” Yoksa bu kaygı verici ama aynı zamanda düşündürücü durumun insanlığa sunulmuş daha büyük bir bulmaca olduğunu kabul edip, Dünya’ya, insanlara ve insanlığa bakış açımızı mı değiştireceğiz? Dünya’da olup bitenlere biraz kafa yormak, daha empatik bir şekilde yorumlamak iyi olmaz mı?

Sağlık için genel önerilere geçelim. Kişisel hijyene dikkat etmek başlıca sorumluluk alanı. Ellerimizi sabunla iyice yıkamak, korunmak için yeterli. Sabunla yıkama şansı yoksa dezenfektan öneriliyor. Ancak aşırıya kaçmak, başka psikolojik sorunlara (obsesif kompulsif bozukluklar, vb.) veya hastalıklara (egzama, vb. deri hastalıkları) yol açabilir. Ayrıca düzenli uyku ve sağlıklı beslenmeye özen gösterin.

Bilgi edinmek, bilinçlenmek her konuda olduğu gibi bu alanda da koruyucudur. Bilgi sahibi olmak, daima kaygıyı azaltır. Doğru adreslerden sağlıklı bilgi edinin. Öyle her saat haber başında olmayın, olur olmaz her kaynağa inanmayın; seçici olun ve aşırı sosyal medyaya ya da haberlere maruz kalmayın. Böylece ruh halinizi dengede tutabilirsiniz.

Diğer insanlarla yüz yüze görüşmek durumundayken yakın fiziksel teması azaltın. Gerekmedikçe kalabalık ortamlardan kaçının.  İlle de görüşmek istediğiniz sevdikleriniz varsa sosyal medya, akilli telefonlar ne güne duruyor, teknolojiden faydalanın; görüntülü konuşarak da hasret giderebilirsiniz. Hem değişiklik olur, fena mı?! Salgın endişesi ve koruma önlemleri, sevdiklerinizle aranızdaki bağı koparmanızı gerektirmez.

Corona virüsü (Covid-19) salgını sebebiyle evde daha çok vakit geçirdiğimiz, sosyal etkinliklere katılmamaya çalıştığımız şu günleri, kendimizi fiziksel, zihinsel ve duygusal olarak yenileyebileceğimiz zamanlar olarak düşünelim.

Balkonda kahve içmek olur, sakin bir yürüyüş olur; iyi hissettirecek küçük şeylerle meşgul olarak anı yaşayın ve bu sayede psikolojik direncinizi yüksek tutun.        

Evde oturamamaktan, yoğunluktan yakınan siz değil miydiniz? İşte size fırsat; kitap okuyun, film izleyin, puzzle yapın; hobilerinizle uğraşın. Ne zamandır ertelediğiniz saksıları düzenlemek, çiçek dikmek, dolap temizlemek, vb. işlere bir güzel girişin. Nasıl iyi gelecek, deneyin de bakın.

Bu dönemi ailenizle daha yakından ilgilenme şansı olarak değerlendirebilirsiniz. İlişkilerinizi canlı tutmak, iletişim halinde olmak duygusal dayanıklılığınızı artıracaktır. Aile üyelerine duygularınızı ifade edin, onlara nasıl hissettiklerini sorun, dinleyin. Tabii evinizin ergenini rahat bırakın, kendisi istemedikçe ilginizle darlamayın.

Çocuklar ne söylediğinizden çok, nasıl söylediğinizden etkilenirler; o nedenle serinkanlılığı korumak önemlidir. Çocukların kendilerini güvende hissedebilmeleri için güvende hisseden sakin yetişkinlere ihtiyaçları vardır. Çocuğunuzun duyduğu haberleri, gördüğü içerikleri izleyin, onlar hakkında birlikte sohbet edin, sade ve kısa açıklamalarla bilgilendirin. Çocuğunuzun sorularını olabildiğince dürüst bir şekilde, gelişimsel seviyesine uygun olarak ve fazla ayrıntıya girmeden yanıtlayın.

Bilinçli ve sorumlu davranarak kaygılara rağmen huzurlu olmak mümkün. Zihinsel ve ruhsal sağlığınız, bağışıklık sistemini destekler ve vücut direncinizi artırır. Beden ve zihin birbiriyle etkileşim halinde bir bütündür.

Hepimize çok mutlu olamasa da her zaman UMUTLU günler dileğiyle.

İnci GÜÇER
Klinik Psikolog & Psikoterapist