AY YÜZLÜM...
Erdal Uykutalp

Erdal Uykutalp

AY YÜZLÜM...

26 Mart 2020 - 11:06

Ay yüzlüm..
İhlalinden, bir şeyler var misal hayalinden
Yakınarak söylüyorum.
Ve bunu çok iyi biliyorum ki hiç incinmiyorum, huyundan, suyundan.
Diyorlarmış ki; gökyüzü edasından adına sevmeye adanmışım.
Bırak yağında kalmasın, doğru bende olan, seni sevdiğim. 
Duvarlara..taşlara..muhtemellere.
Kime neyi anlatacaksın. 
Naif cümlelere tümü ile anlatmak
Yazmak için bir defter, bir kalem lazım.
Türkçenin alfabetik sırasına doğru.
İlk başlığı büyük harf ile,başlıyor.
Bir diğeri küçük harf ile devam ederdi
Okul yıllarında öğrencilik sıralarında.
Özene bezene, sayfaların gölgesinde.
Düşünüyorum da, tenefüs aralarında  
İçinde en makbulü sağ sayfada ki boşlukta
Hiç çizilmemiş tertemiz gıcır bir sayfa. 
Bir sonraki sayfa, çırpındıkça kader midir?
Kullandıkça kelimeler kaybediliyor.
Kullandıkça en basit virgül zorlaşıyorsa.
Mutlak bir ünlem işareti ile duruyorsa.
En keskin uç bir nokta da bitiyorsa.
Sonrasına hemen yetişmiyor ardına
Gelip geçen masum bir yerde kalan 
Eskimiş bir kağıda, bir resme oluveriyor
El kadar meselemi, kimliksiz uzayan 
Kalıyordu tek sermayeli bir masam
Su bardağı meyhane sebebi olmuşsa 
Hiç yazılmamış bu hikayemi.
Hiç eline değmeyecek günlere.
Yazık sayıyorum, bu yok dik kafayla.
Belki de öyle ruhsuz, öyle tatsız gülümseyerek
Zor zamana bu ayak ile yürüyor olsa da.
Kendime çaresiz başka bir yolum yok.
Beyhude kaptırdığımdan beri.
Bu şehirde seni hatırlatan.
Mutlaka imzalı bir boş kağıda.
Bir şiir yazayım diye düşünüyordum. 
Ne ihtimale kişisel mümkündü.
Ne de topluma olanaksızdı. 
Geçiyor öyle hayatı sorgulayarak.
İsterdim ki şuan durduğun yer.
Kalbimin durduğu yer olsun.
İsterdim ki tüm çiçek koparılmasın.
İsterdim ki nedenime koca bir parça ol.
Nereye gitsem, ne yapsam bir hasret.
Bir yalnızlık, bir hayal uyutmuyor.
Bu her sabahı mı erteleyecek inan.
Göz yumayacaksa rüyalı gecelerde. 
Uykuya sığmaz, kimbilir kıymazda. 
Kaybedilen kaç takvim geçer bilmiyorum.
Sanki bu hafta sonuna çok benziyorsun. 
Diyerekten kalemi kırıyorum.
Başka iyi bir vakit gelmez.
Kimbilir nasıl özlediğimi.
Nasıl önemsediğimin dili çok doldu.
Şimdi nasılda garip bir sesle fısıldıyorum 
Bulak bir suyun yüzüne, içimdekileri mi..
Gökyüzü edasındaki tatlı gülüşün, tatlı tebesümdeki ay yüzlüm...
         
Erdal Uykutalp

YORUMLAR

  • 0 Yorum