Tijen Şikar ile Söyleşi

Tijen Şikar ile Söyleşi

Tijen Şikar ile Söyleşi
14 Nisan 2020 - 21:30

Yakup Uykutalp. ... Hoşgeldiniz.

Tijen Şikar. ... Hoşbulduk.

Y.U. ... Tijen Şikar kimdir? Kendinizden bahseder misiniz? 

T. Ş. ... İzmir'de doğdum. Uzun zamandır İstanbul'da yaşıyorum. Tabii, kısa bir süre yurtdışı dönemi var. İlk lisans eğitimimi, Dokuz Eylül Üniversitesi'nde aldım. Yüksek lisans eğitimimi yine aynı, Dokuz Eylül Üniversitesi, Sosyal Bilimler Enstitüsü'nde yaptım. Aynı zamanda asistanlık hayatıma, ilk meslek hayatıma da İzmir'de başladım. 4 ya da 5 yıl kadar devam ettim, sonra doktora ile birlikte Mimar Sinan Üniversitesi'ne geçtim yine farklı bir statü ile. Doktora'yı orada, Prof. Dr. Özer Kabaş bey ile yaptım. Ama bu dönemde yine ben, Plastik Sanatlar Derneği'nin yönetim kurulunda çalışıyordum. Zaten işin bu kısmı hep devam etti. Sanatçı hakları, sanatçı sorunları, çeviriler, yazılar teorisi gibi, bu işin sonrasında bir süre Avusturalya'da yaşadım. Seminerler yaptım. Tabii, çok şey kazandırdı bana. En başta dünya sanatını başka bir merkezde izliyorsunuz. Neler yapıyorlar? Çağdaş olan ne? Yeni olan ne? Şimdi Türkiye'de durum daha iyi. Biliyorsunuz şimdi, özel aileler koleksiyonlarını sergilemeye başladılar ama, genelde daha çok eski resimle ilgili bunlar. Orada tabii, çağdaş sanatın içinde olarak gözlemliyorsunuz. Avusturalya Görsel Sanatçılar Birliği'ne üyeyim. Sonrasında Türkiye'ye geri döndüm. Yine İstanbul'da kişisel galerimi açtım çalışma mekanım. Bugüne kadar geldik. Birçok kişisel sergi açtım. En son Amerika'da scoop miami beach fuarı'na katıldım yapıtlarımla.

Y. U. ... Sizce sanat nedir? Nerede başlar ve nerede biter?

T. Ş. ... Şimdi, çağdaş sanatta tabii, sanatın tanımını yapmak, aslında her sanatçının kendi tanımı var sanat ile ilgili. Tek bir büyük harfle başlayan sanat tanımı yok aslında artık. Her sanatçı bu ressamda olabilir, şair de olabilir, sinema sanatçısı da olabilir, eğer söyleyecek bir sözü varsa dünya'ya karşı, diğer insanlara karşı bir materyali kullanarak yani, farklı bir materyali kullanarak kendini ifade etme yolu yani, iki bardağı üst üste koymak eğer kendi üslubunuzla koyuyorsanız, tabii, bir sanat diye düşünüyorum ya da boyayı yan yana sürmek, ifade araçlarını sanatçılar seçiyor. Sanatın en önemli tanımı sanıyorum, sanat tarihi içerisinde binlerce yapıt var. Size ait olanı ortaya koymak yani, Tijen Şikar'a ait olanı ortaya koymak, onları özümseyerek. Bence; orjinal olmak sanatın tanımı herhalde. Kendi sözünüzü kendiniz gibi söylemek diyorum. 

Y. U. ... Soyut mu çalışıyorsunuz genelde?

T. Ş. ... Aslında şöyle, güncel çağdaş sanatta soyut ve somut kavramı çok fazla ayrılmıyor artık. Benim resimlerimde hem figür var, hem soyut lekeler var. Hem farklı malzemeler var. Onun için soyut çalışıyorum diyemeyeceğim yani, hani tırnak içinde abstract art tanımlaması artık yok biliyorsunuz. O bir dönemdi soyut sanat. Şimdi birçok şey bir arada. Farklı disiplinler bir arada. Ve artık izimler yok biliyorsunuz hani, eskisi gibi bir soyut sanat empresyonizm ya da dadaizm, her sanatçı her figür kendi ekolüyle. Bence; başbaşa onu içerisinde yaratıyor çağdaş sanatta artık. 

Y. U. ... Güncel sanat dediniz. Güncel sanat ile günlük hayat bir ilişki içerisinde. Farklılıkları var mı?

T. Ş. ... Güncel sanatı nasıl tanımladığımızla ilgili düşünüyorum. Yani, birçok şey belki değişti. Farklı disiplinler sanatın içerisinde yer aldı. Belki de İstanbul'da arabamla geçiyordum çok büyük bir binanın duvarında öldürülmüş hani o kadınlarla ilgili yüzlerce çift ayakkabı, başımı çevirdim gördüm. Hemen güncel sanatla bir araya geldim. O anlamda günlük hayatımızın sanat daha çok içerisinde. Müzelere gitmek veya galeriye girmek gerekmiyor sanatı görebilmek için. Ama şimdi, şurda büyük bir soru var. Bunu da ileri de sanat tarihçisi herhalde cevaplayacak. Bunlar sanat mı? Zaman belirliyor. Bir sözü söylüyorsunuz, ortalığa bırakıyorsunuz. Herhalde 50 ya da 100 yıl sonra sanat olup olmayacağına ya da klasikleşmeyeceğine, kalsikleşebileceğine toplum, sanat tarihçi ve zaman karar vereceğini düşünüyorum.

Y. U. ... Yapıtlarınız da hayal mi? yoksa hayat mı önde?

T. Ş. ... İkisi birbirinden ayrılmazlar. Çünkü sanatçı her sanatı ilk önce hayal eder, ondan sonra gerçek hayata dönüştürür. Atatürk'e göre "Alnında ışığı ilk hisseden insandır." Ne güzel demiş değil mi? Gerçekten size o fikir ya da yapacağınız şey bir ışık gibi geliyor, onu gerçeğe çevirirken yaratma anı çok önemli stüdyodaki. Yani, gerçek hayatla sanat ve hayal orada buluşuyor. Benim için mesela, yaratmadan sonra ortaya çıkan yapıt önemli değil, o süreç çok önemli. Gerçeğe dönüşme süreci bence, sanattır.

Y. U. ... Avrupaya gidip geliyorsunuz. Avrupadaki sanat ile ülkemizdeki sanat arasındaki farklılıklar vardır. Eksiklikleri, fazlalıkları için neler söylersiniz? 

T. Ş. ...Şöyle diyeyim, sanatı izlemek çok önemli. Neler yapılıyor? Görmek çok önemli. Bunun için de sık sık tabii, farklı sanat merkezlerin içinde bulunmak önemli. Mesela, Amerika Fuarı'na katıldığımda aynı hafta miami'de 22 fuar birden kuruluyor. Hepsi, çok büyük ölçekli fuarlar. Hani, İstanbul'u düşündüğümüzde, bir tek çağdaş sanat fuarı kuruluyor. Birçok farklı galeri, sanat izleyicisi, koleksiyoner herkes orda. Çok farklı, çok çağdaş malzemeler, denemeler var. Misal ben, yapıtlarıma da farklı malzemeleri sokuşum biraz daha hani, eski resimden kopmak amacıyla yani, silikonla çalışıyorum fosforlu renklerle resimlerimde. Türk sanatında belki gençler biraz daha iyi izliyorlar diye düşünüyorum baktığım zaman. Ama Türkiye'de ki hani o galerici, alıcı, sanatçı üçgeni biraz daha serbest ve daha çağdaş çalışmayı zorluyor. Çünkü ne oluyor? İsim yapmış bir sanatçı, daha çabuk, daha kolay galeri de yer buluyor. Galerici o isim yapmış sanatçının, yıllardır tekrarlaya terkrarlaya yaptığı şeyi daha kolay satıyor. Bunlar maalesef kötü şeyler diye düşünüyorum. Ve sanatın özgür soluğunu maalesef durduran şeyler diye düşünüyorum. Tabii ki, yeniliklere açık sanatçılar ve galericilerde var. Onlar git gide artıyor. Ama, hani, benim düşüncem; sanatçı biraz daha alışık olduğu sularda yüzmemeli, daha değiştirmeli. Yıllardır aynı şeyi tekrar eden ve çok önemli isimler var Türkiye'de. Maalesef, genç sanatçılara rol model olmak için en azından.

Y. U. ... Kişisel çalışmalarınız, kişisel projeleriniz oldu mu? Ya da yeni dönemde olacak mı?T. Ş. ... Şöyle, benim iki sergim İstanbul ile ilgiliydi. Ama, İstanbul'a farklı bir gözle bakarak. Biraz, yalıların içerisindeki tavan ve duvar resimleriyle peyzajları birleştirmiştim. Onlarla birçok fuarlara katıldım. İki kişisel sergim öyleydi. Şimdi, bu seri, yeni bir seri. İlk kez GT art'ta sergileniyor çiçekler. İstanbul'a henüz sergilenmedi. Yani, biraz daha bu alanda kalmayı düşünüyorum. Sonra belki değişecek. İlk kez sergileniyor bunlar. Hani kendi atölyemde gören ve satın alan insanlar oldu. Ama kişisel sergi olarak bu konu, burda ilk İzmir'le tanıştı. Ama bu, bir süre sürecek diye düşünüyorum. 

Y. U. ... Çok özür dilerim. İzmir'e az geliyorsunuz. Sizin gibi değerli ve kıymetli hocamızı sık sık İzmir'de görmek isteriz.

T. Ş. ... Nasıl masraflı bir şey biliyor musunuz? Söz, daha çok geleceğim. Söz veriyorum. İnşallah daha çok İzmir'li ile buluşup, daha çok gelmek istiyorum. Dünya sanat günü etkinliklerinde aslında resim heykel müzesi'ne bazı yapıtlar yolladım sergilerine ama, tabii, kişisel sergi anlamında değil karma sergilere. Onların isteğiyle gönderdim. Yine aynı konuya dönersek, farklı malzemeler kullanmayı biraz daha artırmak istiyorum kendi resmimin içerisinde. Onlarla ilgili düşüncelerim var. 

Y. U. ...Yurtdışında nerelerde bulundunuz? Nerelerde sergi açtınız?T. Ş. ... İtalya Roma'da, Amerika'da, Yunanistan'da, Avustralya Sidney'de birçok önemli koleksiyonlarda yapıtım var. Unesco, Aıap uluslararası plastik sanatlar derneği, Avustralya Görsel sanatlar üyesiyim. Ve Unicefte resim koleksiyonum bulunuyor.

Y. U. ... Eklemek istediğiniz bir şey var mı?

T. Ş. ... Eklemek istediğim, çok heyecanlıyım. Çünkü İzmir benim doğduğum yer. Çok sevdiğim bir yer. Bu kadar elit ve ne diyeyim farklı bir galeri ve galericimiz Koray Gürbüz, tabii ki, çok sevgi ve iyi duygularla doluyum. İnşallah hep böyle sürecek. Çok teşekkür ederim

Y. U. ... Ben, teşekkür ederim. 

Sevgiyle kalın.









Fotoğraflar: Yakup Uykutalp


YORUMLAR

  • 0 Yorum