SEBA SANAT SERGİSİ (28 EKİM-11 KASIM)

Seba sanat galerisi sergisine katıldım. 28 Ekimde sanatseverlere açılan karma sergi, 11 Kasım'a kadar devam edecek. Sanat grubunun ismi Su'dur

SEBA SANAT SERGİSİ (28 EKİM-11 KASIM)

Seba sanat galerisi sergisine katıldım. 28 Ekimde sanatseverlere açılan karma sergi, 11 Kasım'a kadar devam edecek. Sanat grubunun ismi Su'dur

SEBA SANAT SERGİSİ (28 EKİM-11 KASIM)
08 Kasım 2019 - 19:21

Sergiyi dolaştığımda dikkatimi çeken bir hadise var: Sanatçıların birbiriyle iletişimi çok iyi. Diyalog, samimiyet ve hoşgörü mükemmel. Sanatçılar, mütevazı ve alçakgönülllükte, üstünü yaşadıkları kesin. Hani derler ya su akar yolunu bulur diye. Suyun yolunu kesmek mi! mümkün değil. Çünkü, sanat su gibi aktıkça, sanatçılar akıntının devamlılığını sağlayarak görselleştirir. Sanatçılar, ülkemin en güzel milli bayramını karşılar. Hatta sergiyi dolaşırken biraz sonra yüzüncü yıl marşı çalacak, günün anlam ve önemini belirten düşünceyi yaşadım. Gönül neyi hissederse oradasındır. Neyi yaşıyorsanız yaşadığınız kadarını bilirsiniz. Anlam dolu sergiyi renklendiren Seba Uğurtan ve sanatçı ekibine ne kadar çok teşekkür etsem azdır. Sanat galerisinin 20.nci yılında Cumhuriyeti karşılayarak yapmaları çok güzel.

    Sanatın en güzel yanı mı! yoksa bakış minvali mi! ya da sevgili Seba Uğurtan'ın sanatçılara katmış olduğu ilgi mi! bende ki soru işaretleri bırakan izlenimlerimden. Seba Uğurtan ile tanışmam beni çok mutlu etti.
Hep hayalimde bir bahçeli ev ve bahçenin içinde meyva veren ağaçlar vardır. Bazen hayallerimi fazlasıyla süsleyen en büyük nedenlerden biri de elimi bir ağaca uzattığımda salkım taneleri gibi bir değil, binlerce meyvanın önüme dökülerek meyvaları dağıtmak. Tebessüm ederek, mutlulukla çevremdeki insanlara uzatabilmek. İnsan neyi düşünürse düşünsün! Paylaşıma açık olmak insanı başka bir dünyaya götürür, mert olmak gibidir. Sırtlamak, duruşuyla davranışıyla örnek olmak topluma değişik duygular katar. Tabii, her şey insanın kendisini yetiştirmesiyle başlar. Seba Uğurtan, sanat ile kişiliğini yansıtırken gökyüzünde bir yıldız olur. Yağmur taneleri gibi toprağa düşerek bereketlenir. Toprak olur, su olur, göl olur, deniz olur. İnsan bazen kızar, bazen bağırır, bazen çağırır. Bazen de sessizliğin verdiği iç huzuru yaşar. Özlem duyar, mutluluk olur. Hasret çeker ama, adını koyamadığı kalabalığın yalnızlığında derinliğin hissiyatını yaşar. Bazen güler, bazen ağlar, bazen sevinir, bazen de mutluluğa yaşar. Neredeyim ben, bir hayal aleminde ya da bir rüya mı görüyorum acaba? Bunların hepsi bir sanatçının sanata bakış açısıdır.

    Sanat galerisine girdiğim gibi beni bekleyen bir düş bahçesine girdiğimi yaşadım. Sanat, insanın ayağını yerden keser. Gönül veriyorsanız, yaşadığınızı, farklılığıyla yaşarsınız. Evet, insanı insandan alan güzel duyguların en üstünü yaşayan sanat/ın/çıların yaratıcılık anlayışı değişik duygular yaşattığını, nasıl yaptığını, nasıl gerçekleştirdiklerini ister istemez soruyoruz. Sormazsak hayatın, sorgulamasak da bilimin hiçbir işe yaramayacağını anlama düşselliğini yaşıyoruz da. Tıpkı kendini anlamak, kendini tanımak ve kendini bilmek gibidir. Bilmiyorsak soracağız öğreneceğiz. Bildiğimiz bir şeyi sormanın bir anlamı var mı! ukalalıktan başka bir mevzu usuma gelmiyor. Sanatı icra ederken hikayeyi sonlandırmak mutlu sona ulaşmaktır. Hiç yaşamıyormuş gibi hayallerinizin suistimal edildiği yalnızlığı oynamak koca bir yürek, cesaret dolu bir kişilik ister.

Bu görselin boş bir alt özelliği var; dosya ismi: 20191030_020859.jpg

    Bir yaz akşamında güneşin gölgelediği derin dekolteli bir bayanı resimlemek kolay değil, yansıtmak, ancak bu kadar bir tabloda güzel durabilir. Renkler uyumlu aşağıdan yukarıya doğru baktığımda, bir kadında en derin yaşadığı hissiyatı yaşıyor insan. Acaba neyi bekliyor? Hayat neleri sunacak? Renkli kişiliği nelere tanık olacaktır. Bir bedeni, bir güzelliği fötr şapkasına sığdırmak mümkün müdür? İnsan bir şeyi yapmak istiyorsa önce şapkasını çıkarıp önüne koymalı. Fötr şapkası beni aldı İspanya'da ki boğa güreşleri arenasına götürdü. Kötümser ve iyimserliğin beyaz perde de filmini seyrettim. Filmde iyi düşünen kötü düşünen rol model vardır: Ya kendinize engel olamazsınız, ya bir başkasına, ya da beraber yürüdüğünüz yol arkadaşınıza. Sanat burada ortaya çıkar ve en doğru, en mühim eskiz ile topluma anlatır.

Bu görselin boş bir alt özelliği var; dosya ismi: 20191030_020951.jpg

    Düşünen varlık eksik insana sanat bahşedildi. Kimisi duygu ve düşüncesi, kimisi hayalleri, kimisi hükmü, kimisi dünyanın en vefalı hissi vicdanıyla devinim yaratır. Unutulmamalı. İçerilerde bir yerlerde zonklayıp duracak, bazen de bir yerlerde bekleyecektir. İnsan, hayat yolculuğuna çıkarken nerede duracağını bilmeli. Bunu anlatır bunu öğretir en güzel yol, vurmadan, kırmadan, üzmeden gösterir sanat.

Bu görselin boş bir alt özelliği var; dosya ismi: 20191030_020211.jpg

   Anadolu kadını dedin mi düşüneceksin! bir kere değil, binlerce kez. Çünkü Anadolu kadını dedin mi! sırtında mermiyi cephaneye taşıyan, on iki yaşında çocuğunu koca yürekli bir adam gibi yetiştirerek savaşa gönderen kadınlardır. Vatan için kanını, canını feda eden, cephede savaşan kadınlardır. Bir tabloya bakarsanız nasıl geliştiğini daha iyi düşünebilirsiniz. Tablonun içinde ne anlatıldığına, neyi vurgulamak istediği, nerede düşündürdüğü önemlidir. İnsanlar yaşarken ölür ya da ölümü kaldırabilecek kadar emin değildir kendinden. Ya inanmak istemiyordur ya da inanmak istediği gibi yaşamak istiyordur. İki yolda başarıya giden yoldur. Korkmadan, yorulmadan, herşeyini feda eden Anadolu kadını daha nasıl anlatılabilirdi ki?

Bu görselin boş bir alt özelliği var; dosya ismi: 20191030_020101.jpg

  Başarılarınız daim olsun. Sizler sergi açtıkça ziyaretçi ve sanatseverler her gün katbekat artacaktır. Çünkü, sanat emektir. Emeksiz duygu olmaz. 

Sevgiyle kalın.

YAKUP UYKUTALP

YORUMLAR

  • 0 Yorum