GANDHARVA-VEDA MÜZİĞİ KONSERİ

(23 KASIM 2019: Saat 20.00: A. ADNAN SAYGUN KONSER SALONU)

GANDHARVA-VEDA MÜZİĞİ KONSERİ

(23 KASIM 2019: Saat 20.00: A. ADNAN SAYGUN KONSER SALONU)

GANDHARVA-VEDA MÜZİĞİ KONSERİ
21 Kasım 2019 - 20:04

     Yaratılışın ve doğanın her düzeyinde farklı ritimler ve titreşimler vardır. Bir titreşim
diğeri içinde erir, evrim işlemi de böyle gelişir. Yılın her mevsiminin, günün her
zamanının ve vücudun her işlevinin kendi biyoritmleri, gezegenlerin döngüleri vardır.
Yeni günün şafağı sökerken atmosferde kendine has bir canlılık vardır, öğle vaktiyse
farklı bir nitelik oluşur, çöken karanlığın ise daha farklı bir niteliği vardır. Evrende
sayılamayacak kadar çok olan unsurların her biri aslında değişik titreşim ya da
seslerdir. Doğanın bu belirli aralıklarla devinim hali modern tıpla pek iyi bilinmektedir.
Örneğin, öğleden sonra dişçiye giderseniz belirli bir dozdaki anestezinin etkisi 45
dakika sürer. Sabah giderseniz ayni dozun etkisi 10 dakika sürer. Dunun yana sıra
DNA sentezinin de günün farklı zamanlarında farklı olduğu bilinmektedir.

     Kadim Veda bilgeleri doğanın bu temel titreşimlerini algılayıp beste yapmışlardır; bu
besteler günün değişik saatlerinde ve yılın farklı mevsimlerinde egemen olan doğal
ritimleri yansıtır, bu nedenle doğal yasa ile uyum içindedir. Doğru saatte doğru
Gandharva-Veda müziği çalındığında, dinleyenin kendi fizyolojisi ve bu kişinin çevresi
yaşamı yöneten, ilerlemesini ve evrimini koruyan doğa yasalarıyla uyuma sokulur.
Atmosferde düzenlilik ve uyum etkisi yaratmakta yardımcı olunabilir ve doğadaki
dengesizlikler dengeye kavuşturulabilir.

     Günümüzde doğanın ve toplumun dengesini bozan öylesine ve çok olumsuzluk ve
uyumsuzluk var, fakat bu uyumsuzluk insanlar doğa yasalarını çiğnedikçe oluşur. Bu
melodilerin öyle güçlü bütünleştirici ve uyum sağlayıcı etkisi vardır ki atmosferde
bozulmuş olan dengeyi tekrar kurup, gerilimi yok edebilir. Bunu nasıl yaptığını önce
insan fizyolojisi düzeyinde izah etmek isabetli olacaktır: Gandharva-Veda melodileri
doğanın derinliklerinden çıkan tatlı bir akıştır ve insanı aklın, sözcüklerin ve zihinsel
şartlanmaların çok ötesinde etkiler. Bu müziğin tonları doğrudan dokulara işler ve sinir
merkezlerine etki ederek insan fizyolojisinin uyumlu ve bütüncül çalışmasını sağlar
yani bu müziğin etkisi bilinç ile fizyolojinin birleştiği noktada, bilincin maddeye
dönüşümündeki geçiştedir. Bu sayede, zihin ve duyular neşe üzerinde dengeye
gelerek insan ruhunun her zerresine mutluluğun yayılması sağlanır. Sonuçta kişi için
mükemmel sağlık ve mutluluk, dünya için ise barış kapıları açılır.

     Gandharva-Veda müziğinin verdiği mutluluk bir nehrin akışı gibidir; nehir
karşılaştığı pislikleri de sürükler götürür. Bu müzik de insan fizyolojisinin en ince
düzeyinden işleyen bir arındırma işlemini başlatır. Arınan, gerilimlerinden kurtulan
fizyoloji, psikolojimize daha derin ve kalıcı mutluluk olarak yansır ve çevremizde de
bu uyum, sağlıklılık, düzenlilik etkilerini titreştirmeğe başlarız. Gandharva-Veda
müziğinin uyum sağlayıcı etkisi dinleyenin bilincinin en ince düzeylerinde titreştiği için
yarattığı etkinin derecesi dinleyici sayısı ile de doğru orantılıdır; dinleyici sayısı ne
kadar çok olursa, oluşan etki o miktarda yoğunlaşır.

     İşte, doğru saatte doğru Gandharva-Veda müziği ne kadar çok kişi tarafından
dinlenirse, kişilerin ruh ve fizyolojilerindeki arınma çevrelerini ve atmosferi de o
derecede arıtmağa, gerilimleri çözmeğe başlayacaktır.

     Gandharva-Veda müzik besteleri günün 3'er saatlik süreçleri gözetilerek bestelenir
ve dinlenir. Gün, her biri 3'er saatlik böyle 8 sürece doğal olarak bölünmüştür; 04-07,
07-10, 10-13, 13-16, 16-19, 19-22, 22-01, 01-04. Dinlemek için, örneğin beste akşam
saat 19-22 arasında yapılışsa, gene bu saatler arasında gene bu saatler arasında ve
artı-eksi 1 saatlik esneklik içinde yani 18-23 saatleri arasında dinlenmelidir.

     Bu zaman süreçleri arasında tabiidir ki makamlar değişmektedir, çünkü az önce de
değindiğimiz gibi bu süreçler içinde doğanın, dolayısıyla insan ruh ve fizyolojisinin
nitelikleri ve titreşimleri de farklılaşır. Gandharva-Veda müziği bu süreçlerde oluşan
titreşim ve niteliklere uygun makamlarda icra edilir. Bu müziğin arka planında o
sürece bağlı olan değişmezlik yani ritim yani tekrarlanan kalıplar veya akort dizeleri
yani makam vardır. Bunlar insanı rahatlatır, gerilimini çözer. Ön planda ise yaratım
dalgalarının yükseliş ve alçalışları yani melodiler sergilenir; bunlar, o süreçteki yaşam
dalgasının tadını yani mutluluğu ve düzenliliği verir. Gandharva-Veda müziğini hoş
kılan da bu iki unsurun yani rahatlılık ve aynı zamanda da uyarıcılığın dengeli
olmasıdır.

Aslında Orta Asya kökenli Türk müziğinde de bu öğelere rastlıyoruz, Osmanlı'nın saz
eserlerine kadar sarkmıştır. Örneğin:
           Rast ve Rehâvi makamının seher zamanı
           Hüseynî makamının sabahları
           Irak makamının kuşluk vakti
           Nihâvend makamının öğlen zamanı
           Hicaz makamının öğleden sonra iki ezan arası
           Buselik makamının ikindi zamanı
           Uşşak makamının gün batarken
           Zengule makamının guruptan sonra
           Muhalif makamının yatsıdan sonra
           Zirefgend makamının ise gece yarısından sonra
dinlenildiği bilinmektedir

YORUMLAR

  • 0 Yorum