Behçet Aktaş Sergisi

Behçet Aktaş Sergisi(4-19 Ekim Galeri A)'da

Behçet Aktaş Sergisi
09 Ekim 2019 - 10:15

Sosyal medyada her şey alabildiğince yakın. Çok uzaklarda bile olsanız, çoğunu görüyor, yaşıyoruz.



Geçenlerde sosyal medyadan davetiye gönderilmiş. Sergi açılışına katılamamanın mahcubiyetini, bir gün sonrasında telafi etmenin mutluluğunu yaşadım. Ama, sanat için ne yapılırsa güzel. Tıpkı bir teraryum’un içine dünyayı sığdırmak ancak hayal dünyasını sanatla yaşamak gibi bir şey. Süslemeler çok güzel, ambiyansı muhteşemdi. Sanki doğada şelale akıntısını dinliyormuşum gibi geldi. Mikro bitki rtüsü canlı duruyor, elimi atasım geldi. Yapraklara, doğaya, suya dokunmak ister ya insan, o duyguyu yaşadım. Ne yazık ki, koruyan da, zarar veren de düşünen varlık eksik insan. Doğa tüm imkanı sunar ama tabiatın dengesini bozan insan evrene yabancılaşır. Konu konuyu açtığında biliyorsunuz ki, hemen etrafınızda kim varsa çevreci oluverir. Sözde değil, özde çevreci olmak kişinin kendisine, topluma yaptığı en büyük iyiliktir.

Ülke toplumları arasındaki güç gösterisi, yani, güçlünün güçsüzü yendiği bir gerçektir. Günümüzdeki savaşlar ekonomi üzerine yapılır. Ülke toplumları için eksen nereye kayarsa kaysın, ekonomi hep en öndedir. Toplumları yıkan içten yoksulluktur. Yoksul devletler sömürülerek, kapitalistliğe boyun eğmesi ne kötü değil mi? Halbuki her ülke değişik alanlarda zengindir. Kimisi doğal gaz, kimisi altun, kimisi elmas, kimisi tropikal bölgede yetişen bitkisi ile. Her şeyin kalitesini düşüren insanoğlu, günümüzde yediğimiz ürünleri organik diye satıyor. Çok garip. Halbuki insan sağlığı her şeyin başında yer alır. Eğer dile getirilecekse, bunu en güzel anlatmanın yolu sanattır. Çünkü sanat incitmez, yumuşatarak anlatır. Soru işaretleri, en güzel yanıt tarzıdır. Bakmak değil, düşünceyi görmek önemlidir.



Sanat, içten gelen sesin dışavurumudur. Tebrikler Behçet Aktaş.
Sayın Behçet Aktaş mukavvadan kedi, köpek, fil, tavşan, aslan, maymun, tavuk, at, timsah ve geyik gibi birçok hayvan figürleri yapmış. 4 Ekim Dünya Hayvanları koruma günü ilan edildi. Geçmişten günümüze hayvanlara eziyet edilmesinin suç olduğunu biliyoruz. Maalesef, insanların ne düşündüğü ve neye hizmet ettiğini anlamak zor. Davranışlarını kontrol edemeyenler farklı bir yöne eğilim gösterir. Duygu ve düşüncelerine yenik düşen düşünen varlık eksik insan toplumu, doğayı, hayvanları hiçselleştirerek paradoks yaşar. Egosuna yenik düşer. Herşey benim elimde, ben yaparım, ben ederim hegemonyasına hizmet eder. İnsanoğlunun yaşadığı çelişkiye yanıt bulmaması ne kötü değil mi?



Tabloya yanaştım. Bir hayli ilginç geldi. Gazoz kapakların içine bilye sıkıştırılmış, farklı bir ambiyans olmuş. Elimi gökyüzüne dokunur gibi, her renkten motif gibi işlenmiş bilyelere ve gazoz kapaklarına değdirdim. Gazoz kapaklarını tablonun üzerine yapıştırmış. Değişik havayı soluduğum gibi, sanat farkındalığını yaşadım. Nice sanat sergilerinde görüşmek dileğiyle.
Bilyeleri görünce çocukluğum aklıma geldi. Bi ara kendimi tutamayıp mahallenin tam ortasında arkadaşlarımla oynadığım, neşe dolu günler gelip geçti. Güzel günlerdi demekten alı koyamıyor kendini insan. Geçmişi günümüzde yaşadım.

Her şey gönlünüzce olsun.

YAKUP UYKUTALP