Disleksi nedir ve nasıl anlaşılır?

Disleksi nedir ve nasıl anlaşılır? yazımızda.

Disleksi nedir ve nasıl anlaşılır?

Disleksi nedir ve nasıl anlaşılır? yazımızda.

Disleksi nedir ve nasıl anlaşılır?
06 Eylül 2019 - 20:08

2019-2020 eğitim öğretim dönemine girerken çocukların öğrenme eğilimi ve davranışları dikkatle gözlenmeli. Peki, disleksi nedir? Disleksi belirtileri, tedavisi ve Disleksi Ve Dil Gelişimini 

DİSLEKSİ NEDİR ?

Disleksi, ilk kez İngiliz Doktor W.P Morgen tarafından 1896 yılında tanımlanmıştır. Morgen’a göre Disleksi”Doğuştan kelime körlüğüdür.”

İlk olarak yapılan bu tanımlamadan sonra günümüze kadar birçok disleksi tanımı yapılmıştır.

Avrupa Disleksi Derneğine göre disleksi tanımı “Disleksi;okuma,heceleme ve yazma becerilerini edinmede nörolojik kökenli bir farklılıktır.”

Disleksi, zeka düzeyi “normal veya normal üstü” olan,”okuma hızı,okuma kalitesi,okumayı öğrenme hızı,okuduğunu anlama- anlatma becerisi” yaşıtlarına ve zekasına kıyasla; beklenenin altında olan okuma bozukluğunun genel adıdır.

DİSLEKSİ BELİRTİLERİ NELERDİR ?

-Okumayı öğrenirken zorluk yaşama
-Okuma hızının beklenenin altında olması
-Yazarken harf atlama
– Bozuk yazma
-Okurken harf atlama
-Okurken kelimeleri değiştirerek okuma
-Okumakta zorlanma
– Yazarken zorlanma
-Harfleri birbirine karıştırma (b,d,p gibi)
-Rakamları ters yazma (3-6-9… gibi)
-“6-9″,”3-8″,7-4″ gibi rakamları birbirinden ayırt etmede zorluk yaşama
-Okuduğunu anlama ve anlatmada zorlanma
-Sıralı ezber gerektiren konuları ezberlemekte güçlük çekme.(Ayların sırası,haftanın günlerini sıralama)
-Çarpım tablosunu ezberlerken veya ritmik sayarken zorlanma
-Renkleri karıştırma
-Sağı solu ayırt etmekte zorlanma
– Kendini,bir konu hakkında fikrini iyi ifade etmekte zorlanma
-Toplama ve çıkarma işaretini karıştırma
-Ayakkabılarını bağlama gibi motor becerilerde zorlanma
-Okula gitmek istememe
-Yazarken sıra,satır atlama
-İmla kurallarını uygun yazmakta zorlanma
-Noktalı ve noktasız harfleri yazarken ve okurken birbirne karıştırma

DİSLEKSİ VE DİL GELİŞİMİ

Dil gelişimindeki güçlüklerde olduğu gibi dislekside de dili anlama, ifade etme, kullanma ve sözcük bulma sorunları kendisini gösterir. Okul öncesi dönemde dil gelişiminde sorun yaşayan çocukların pek çoğu okul çağında disleksi tanısı almaktadır. Bu çocuklar yaşadıkları dil sorunları ve beraberinde disleksi nedeniyle okuduğunu anlamada dinlediğini ise kavramada güçlük yaşarlar. Bu nedenle derslerin çoğunda başarısız olma oranları yüksektir. Öğrenme güçlüğü tanısı almış olan çocukların %40 –60’ında dil ve ilgili bozukluklar görülmektedir (Gibbs ve Cooper,
1989).

DİSLEKTİK ÇOCUĞUN SINIFA UYUMU

Disleksi tanısı konulmuş çocuklar okuma, yazmada güçlük çektikleri için başarısızlık duygusuyla çok fazla karşılaşan ve buna bağlı olarak da kendileriyle ilgili olumlu algı geliştiremeyip özgüven problemleri yaşayan çocuklardır.  Kendileriyle ilgili olumsuz algılar geliştirmemelerinin ve özgüvenlerini kaybetmemelerinin önüne geçilmesi gerekir ve bunun için de ilk müdahale edilmesi gereken yer okuldur. Disleksili çocuklara farklı sınıf ya da okul açmak ne kadar zor ise okul müfredatını ve kurallarını onlara uygun hale getirmek aslında bir o kadar da kolaydır.

Disleksili çocukları sınıfa kazandırmak için ilk olarak sınıf ortamının aydınlık düzenli ve çocuğun görme duyusuna hitap edecek şekilde düzenlenmesi gerekir. Bu öğrenciler ön sıralara ya da ön sıralara yakın yerlere ve anlayamadıkları yerleri sorabileceği bir öğrencinin yanına oturtulmalıdır. Ayrıca derslere göre oturma düzeni
değiştirilmemelidir.

Disleksili öğrencilerin sınıfa kazandırılmasında bir diğer önemli nokta ise  öğretmenlerin tutumlarıdır. Öğretmenler bu öğrencileri eleştirmemeli, hatalarını yüzlerine vurmamalıdır çünkü bu davranış stilleri öğrencinin motivasyonunu düşürür ve onu sınıf ortamından uzaklaştırabilir.  Bu nedenle öğretmenler daha motive edici ve olumlu söylevlerle öğrenciyi desteklemelidir.  Öğretmenini seven öğrenci dersi de sever ve derslere de katılımı yüksek olur. Öğretmen ayrıca dersi anlatırken disleksili öğrencileri de dikkate alarak cümlelerini daha kısa ve net olarak kurmalıdır. Böylece disleksili çocuklar güç durumda kalmazlar. Bu öğrencilere ders sırasında not tutturmak ise yanlış bir uygulama olabilir çünkü öğrenciler yazarken zorluk çekeceği için geride kalır ve dersi takip edemezler. Öğretmen bu nedenle bu öğrencilere dersin özetini içeren çıktılar verebilir. Öğrencinin yaptığı yazım yanlışlarında ise öğretmen yanlışları tespit edip doğrusunu göstererek çocuğun nerede yanlış yaptığını fark etmesini sağlayabilir. Disleksili öğrencilerin  sınav uygulamalarında da bazı değişiklikler yapılmalıdır. Çocukların sınav arasında mola vermelerine izin verilebilir ve sınavda ek süre tanınabilir.

DİSLEKSİ TEDAVİSİNDE ÖNEMLİ NOKTALAR NELEDİR?

Öğrenme güçlüğünün tedavisi, çocuğun psikolojik ve eğitsel olarak desteklendiği bir özel eğitim hizmetidir. Bu hizmet bireysel olarak gerçekleştirilir.

*Öğrenme güçlüğü ne kadar erken fark edilirse alınan özel eğitimde bir o kadar başarılı olur. Bu nedenle erken tanı tedavide büyük bir önem arz eder.

Aynı zamanda ;

*Çocuğun yaşı, zeka düzeyi

*Yaşıtlarından geri kalma düzeyinin ne kadar olduğu

*Kaçıncı sınıfta olduğu,

*Ailenin evdeki ve sosyal gelişimdeki desteği

*Alacağı destek eğitiminin kalitesi

*Başka herhangi bir gelişimsel sorunun olup olmaması

gibi durumlar tedavi sürecindeki dikkat edilmesi gereken noktalardır.

DİSLEKSİ TESTİ

Öğrenme güçlüğü türlerinin her biri için tanı konulması dikkat ve uzmanlık gerektiren bir değerlendirme sürecini içerir.

Öğrenme güçlüğü tanı ve değerlendirilmesi 2 aşamada gerçekleşir.

İlk aşama “Tıbbi Değerlendirmedir”.
Tıbbı değerlendirme, herhangi bir patolojik durum olup olmadığını belirlemek için yapılan; kulak-burun-boğaz, nöroloji, göz hekimleri ve çocuk psikiyatristerinin muayenelerini içerir. Aynı zamanda tıbbi değerlendirme ile psikiyatristler tarafından çocukta öğrenme güçlüğü semptomları tespit edilmiş ise öğrenme güçlüğü tıbbi tanısı konulur. Bu tanı ile çocuk eğitim hayatı içerisinde bazı yasal haklara sahip olur.

İkinci aşama ise “ Psiko-eğitsel Değerlendirmedir”.
Psiko-eğitsel değerlendirme, gelişim özelliklerinin, zeka düzeyinin, görsel-işitsel algının, okuma-yazma-matematik becerilerinin değerlendirilmesini kapsar. Bu değerlendirme ile disleksi semptomlarının ne oranda seyrettiği ve disleksinin şiddeti belirlenerek; değerlendirme sonucu çocuğun akademik olarak yetersiz olduğu alanlar tespit edilmiş olup bu alanları desteklemeye, çocuğu akranlarının düzeyine ulaştırmaya yönelik bireysel bir eğitim destek program hazırlanır.

Psiko-eğitsel değerlendirme sürecinde aile ile görüşme, anamnez alma, gözlem yapma ve ihtiyaç duyulur ise bazı bireysel test ya da ölçeklerden yararlanılır. Gerekli görüldüğü noktada öğrenme güçlüğü tanısı için en çok başvurulan testler WISC-4 Zeka Testi ve CAS testidir. Bu iki test öğrenme güçlüğü tanılama sürecinde yardımcı testlerdir. Ancak bilimsel olarak bakıldığında ve literatürler incelendiğinde yalnızca öğrenme güçlüğü tanısı koymak için geliştirilmiş bir test yoktur. Yukarıda adı geçen testler öğrenme güçlüğü tanı sürecinde sonucu desteklemek için ihtiyaç duyulursa başvurulan testlerdir. Hiçbiri tanılama için tek başına yeterli değildir.

Disleksi Merkezi