18. Yüzyılda Boğaziçi

18. Yüzyılda Boğaziçi

18. Yüzyılda Boğaziçi
02 Temmuz 2020 - 02:07

18.'inci yüzyılda Boğaziçi kıyıları renkli ve ışıklı  lebiderya yalıları ile bir masal alemi gibiydi.

Bu yüzyılda Türk mimarisi, su ile yapının birbiriyle olan kaynaşmasını keşfetmiş, yalılara en ince ve en güzel tarzını vermişti.

Bu yalılarda denizin mavisine açılan kapılar ve pencereler bu benzersiz su güzelliğini evin içine aksettiriyor, dalgalara dökülen güneş ışıkları, büyük salonların altın yaldızlı tavanlarında, kubbelerinde oynaşıyordu. Ve bu yalıların arka tarafı da aynı cömertlikle koruların yeşil alemine bakıyordu.

18.'inci yüzyılda yalı zevki yanında birkaç Boğaziçi tepesinde bir köşk zevki de başlamış bulunuyordu.

Bir gün Nevşehirli Damat İbrahim Paşa, Bebek sırtlarına çıkmış ve buradan Boğazın güzelliklerini seyretmiş ve bir kasır yaptırmıştır. Asrın sonlarında bu tepeye III.Selim gelir ve Boğaziçi'ni, Anadolu sırtlarından temaşa ile hoş vakitler geçirirmiş.


Istavroz bahçeleri hükümdarların çok rağbet ettiği bir yerdi. Sık sık eğlenceli ve neşeli zamanlar geçirilen Üsküdür ve Kandilli Sarayları ile İstavroz bahçesini özellikle Avcı Sultan Mehmet çok severdi.


Daha sonra bu bahçelerin yerini bugünkü Beylerbeyi Sarayının bulunduğu kıyı, o tarihlerde başka kimselerin eline geçmişti. II.Mahmut buraya yeniden bir sahilsaray inşasını talep ettiğinden yalı sahiplerine bedelleri ödenerek satın alıp, sarayın bulunduğu sahaya sarı renkte büyük, çok pencereli ahşap bir saray yaptırmıştı. Bina güzel, geniş, yaldızlı odalar ve divanhaneler garp tarzında dekore edilmişti.


Abdülaziz zamanında, harap olmaya yüz tutan bu saray yıktırılarak yerine Mimar Sergis Balyan tarafından bugünkü Beylerbeyi Sarayı yaptırılmıştır.
 
18.'inci yüzyılda bu güzel Boğaziçi köşklerinin en görkemli olanları Beşiktaş Sarayı üstündeki sahada inşa edilmiştir. IV.Mehmet de yine bu bölgede bir Sarayı dilküşa yaptırmıştı.


Yüzyılın sonlarında Sadrazam İzzet Mehmet Paşa'nın Arnavutköyü' nde III.Selim için yaptırdığı köşk de Boğazın ünlü kasırlarından biriydi. Ancak inşasından yedi ay sonra yanmıştı.


Hükümdar kasrın önündeki meydanlıkta saz çaldırtmak, pehlivan döğüştürmek gibi etkinlikleri seyretmekle vakit geçirir ve akşam yemekten sonra Beşiktaş Sarayına dönerdi.

Bir sonraki yazımda 19. yüzyıl Boğaziçi güzellikleri hakkında buluşmak üzere saygı ve sevgiler...

YORUMLAR

  • 0 Yorum